Geçmiş Bize Anlam Kattığı Kadardır, Gerisi Teferruattır

‘Hayat sadece geriye doğru bakarak anlaşılabilir ama ancak ileriye dönük yaşanabilir’ demiş Soren Kierkegaard. Yaşanılanlardan ders alınıyorsa şayet, geçmiş kıymetlidir. Fakat kafamızı kumun altına daldıran bir deve kuşu gibi çıkamıyorsak geçmişin karanlık kuyularından durum çok da iç acıcı değildir.

Geçmişimizde bulundurduğumuz onlarca anı ve onlarca hikayeden kimileri aklımızda kalmaz ama, kimileri arada aklımıza gelir. Bence hatırlamadığımızı sandığımız olaylar bile bir yerde kalacaktır. Ne diyordu Küçük Prens ‘ Ölene kadar sorumlusun gönül bağı kurduğun her şeyden.’

Peki iyi ve kötüsüyle birlikte, artık arkamızda bırakmamız gereken geçmişten kurtulamıyorsak ne yapacağız?

  1. Bir kağıt ve kalemi alıp elimize, o olayların ya da insanların neden geride kaldığını kendimize hatırlatmak da fayda var. Artı ve eksilerini yan yana yazarsanız, çok büyük ihtimallerle eksiler fark atacaktır.
  2. Beni bu olayda takılı tutan şey nedir? diye kendimize sormalıyız. Ya bir yarım kalmışlık ya bir hayal kırıklığı, ya bir ego savaşı ya da hazmedememe durumuyla karşılaşmanız muhtemel. Kendi ilacını kendin yazacaksın arkadaşım! Kendine sürekli soru sor, ve seni bırakmayan şeyin cevabını bul. ( Aman cevabı bulunca, insanlara saldırma. Bu sorunu kendin halletmelisin)
  3.  Kendine bu hayata bir kere geldiğini hatırlar. Kendi inancına göre sonradan böcek mi olursun, çiçek mi? bilemem. Ama bu ruh ve bedenle var olduğun bu biricik yaşamının kıymetini bil. Ve sana bahşedilen günlerin tadını çıkar.

 

Geçmiş, bize anlam kattığı kadardır.

Geri kalan kısmı teferruattır.

Seni bir yere götürmez.

Sadece düşünür durursun.

Ve tecrübeyle sabittir ki. buna değmez.

Şairin de dediği gibi ‘ En güzel günlerimiz, henüz yaşamadıklarımız’

 

Pelin Pınar
Görün bakın, dünyayı bir gün kesinlikle şiirler kurtaracak.