Garip Bir Stajyer

Stajyer olmak için çok geç değil!..

Güzel hayalleri olan bir kadın ziyaret etti bu sabah beni, sosyal medya üzerinden. Farklı, hoş bir telaşı vardı. Bazı şeylere hemen ulaşmak da istiyordu. Tabii bunun öyle çok da mümkün olmadığı üzerine sohbet ettik…

Sözünün bir bölümünde The Intern (Stajyer) isimli filmden bahsetti. Bilmem izledin mi, dedi. Hemen Google’da bir araştırma yaptım. İzlememiştim. Şu süreçte resmi olarak işsiz oluşum sebebiyle filmin adı ve başrol oyuncuları dikkatimi çekti. Bugün de yeterince boş vaktim oluşu bu filmi izleyebilmem için güzel bir fırsattı. Ve ben bunu kaçırmadım!

Filmde yetmişli yaşlardaki Ben Whittaker karakteriyle Robert De Niro, genç ve girişimci bir karaktere sahip Jules Ostin rolüyle de Anne Hathaway karşılıyor bizi.

Robert De Niro, Anne Hathaway

Ömrünü bir mesleğe adamış ve belli bir yaşa geldikten sonra emekli olan çoğu insanın yaşadığı yalnızlığın aksine, yaşıyla/tecrübeleriyle barışık, duygusal bir çınar gördüm. Kendi hayallerinden vazgeçmeyen, bütün zorluklara rağmen güzel bir şeyler başarmaya çalışan güçlü bir kadın da gördüm!

Filmin içeriğini tamamen anlatmak (spoiler vermek) istemiyorum açıkçası. Kısaca şöyle diyebilirim sanırım: Vakit kaybetmeden hemen izleyin bence!

Orijinal bir çalışma ortamı gördüm filmde. Benim de stajyer olarak başvurasım geldi ama maalesef ki yaşım tutmuyordu bu özel staj programlarına.

Bu arada stajyer kelimesinin dilimize Fransızcadan geçtiğini ve maalesef ki çoğu insanımızın yanlış bir şekilde (stajer) yazdığını/telaffuz ettiğini de ifade etmiş olayım.

Mahmut Yıldırım
Kitapları ve şiirleri seven, bilişime meraklı bir genç.