20.7 C
İstanbul
Perşembe, Ekim 6, 2022

Devrin Bir Numaralı Ara Bozucusu, Para

Para, milattan önce 7. yüzyılda Lidyalılar tarafından bulunmuştur. Öncelikle takas yöntemiyle alışveriş yapılırken, sonra kralın emriyle para basılmaya başlamıştır. Bir plakanın üzerine çekiçle vurularak, yani darp yöntemiyle basılan paralar daha sonraları darphanelerin kurulmasıyla birlikte artmış, çoğalmış, yürürlüğe girmiş ve zamanla insanın ve çağın efendisi halini almıştır.

Yaşamak için bir zorunluluktur para. Çünkü hava bedava olsa da su bedava değildir. Hatta Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisine baktığımızda zorunlu olarak addettiğimiz tüm basamaklara para olmadan sahip olamadığımız gerçekliğini göreceksiniz.

İlk iki alt basamağa baktığımızda bunları para olmadan elde edemeyeceğimizin farkındasınızdır. Gelelim ilişki kurmak ve arkadaşlık basamağına.” Paranın bununla ne ilgisi var?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. İnternetin, sosyal medyanın ve reklamların sürekli daha iyi giyinen, daha bakımlı görünen, daha iyi bir sürü şeyi gözümüze soktuğu bir çağda, yeni biriyle tanışırken henüz kalplerini göremeden dış görünüşüne göre dikkatimizi çektiğini göreceksiniz. Ve arkadaşlık ilişkilerine baktığınızda, daha çok parası olanın etrafında daha çok kişinin olduğunu gözlemleyeceksiniz.

Prestij ise, tamamen kişinin sahip olduğu imkanlar sayesinde veriliyor günümüzde. Daha iyi bir arabaya binen, daha iyi bir evde oturan, daha marka kıyafetler giyinenler daha prestijli sayılıyor. Başarma duygusu ise sizin neyi başarı olarak gördüğünüzle alakalı. Lakin özel okulların yüzlerce olduğu, paralı fakat kısa süreli sertifika programlarıyla unvan kazanılabilen bir zamanda başarılı olmanında ekonomik durumla paralel olarak ilerlediğini göreceksiniz.

Kendini gerçekleştirme ise, tamamen senin hayata nasıl baktığınla alakalı. Fakat bir toplumun içinde yaşıyoruz. Kendimizi insanlardan izole etmemiz neredeyse imkansız. Elbette başkalarından, sosyal ortamlarımızdan etkileniyor, esinleniyor, imreniyoruz.

Peki para ilişkileri neden bozuyor?

  • Para seni daha çok tercih edilir bir unsur yapıyor. ( Borç, harçla aldığın araba sana zengin bir imaj veriyor.)
  • Para harcarsan insanlar sana daha çok bağlanıyor.
  • Para verirsen iyisin, paran olmazsa kötüsün.

Herkesin kazandığı kendisine arkadaşlar. Kimse, eğer helal yollarla kazanıyorsanız parayı çuvalla sizin önünüze sermiyor. Kimse kimseye para vermek zorunda da değil. Ama benim değinmek istediğim para denilen mefhumun cinsiyet ayrımı yapmadan herkesi çirkinleştirdiği.

Para bitince biten evlilikler, arkadaşlıklar hatta miras yüzünden bağları kopan aileler vardır. O zaman en iyi yol, kendi paranı kendin kazanmandır arkadaşım. Ve en önemli ikinci şey ise kazandığın parayı mantıklı harcaman. Bir arkadaşımın dedesi ona şöyle demiş, ” Biri senden borç istediğinde vermezsen bir kere utanırsın, verirsen 10 kere utanırsın”. Öyle haklı ki. Para alıp vermeyen güruha başka bir yazıda değineceğim.

İnsanı para değil iyi yürek güzelleştirir.

İnsana para değil onurlu bir yaşam yakışır.

İnsanı para değil sevgi onarır.

Para yaşamak için bir araçtır elbette. Lakin amaç olmamalı.

Gönlü zengin insanlara denk gelin arkadaşlar. En büyük kazancınız vicdanınız olsun.

Ha, ” Yok ben illaki para istiyorum ” diyorsanız da, dikkatli olun.

Parayla imanın kimde olduğu belli olmazmış, öyle diyorlar.

Pelin Pınar
Görün bakın, dünyayı bir gün kesinlikle şiirler kurtaracak.

Related Articles

CEVAP VER

Bir yorum girin
Adınız

- Advertisement -spot_img

Latest Articles