Çevrim İçi Edebiyat

Zülfü Livaneli “Edebiyat Mutluluktur” kitabında basılı yayın ile çevrim içi yayını karşılaştırırken, çevrim içi yayının gelecekteki önemine değiniyor. Kitap maliyetlerinden, dağıtıma kadar pek çok finansal sorun yaşayan basılı yayına e-kitapların ve edebiyat sitelerinin ilaç gibi geleceğini söyleyebiliriz.

Yayınevleri her ne kadar sanat yuvası olma misyonu taşısa da pek çoğunun bugün bu görevlerini unutup ticarethaneye dönüştüğünü görebiliyoruz. Bu durum yeni yazarların keşfedilmesini zorlaştırıyor. Bazı çok bilinen yayınevlerinin bile sosyal medya takipçi sayısına göre kitap yayınlama kararı aldığını görmek için, yayınevlerinin eser başvuru formlarını incelemek bile yeterli. Tüm bu çaresizlikler içinde yazarlık atölyelerinin yanında çevrim içi edebiyat siteleri genç yazarların imdadına yetişiyor.

Belli bir ortama ve gruba sıkışmak yazarı ve yazar adayını dünyaya karşı körleştirir. Yazar her daim dünyaya garip olmalı ki kimsenin göremediğini görüp yazabilsin. 24okur gibi edebiyat sitelerinde yazarlar çağdaşları ile aynı platformu paylaşarak hem farklı karakterlere, inanışlara ve fikirlere sahip kişilerle birlikte çalışma imkânı sağlıyor hem de diğer yazarların eserlerini takip ederek kendi eserlerini geliştirebilmelerini olağan kılıyor. Sosyal medyanın gücünü de düşündüğümüz zaman çevrim içi edebiyat toplulukları, siteleri geleceğin yayınevleri olmaya adaylar.

Sanat her zaman bir çıkış yolu bulur, hiçbir kabın şeklini almadan bulunduğu her kaptan taşmayı başarır. Tüm maddi olumsuzluklara rağmen, yeni imkanlarla ki bu da çağımızda internet, sanat var olmaya devam edecek.

Sezer Özer
Hayatı anlamak, yaşamak ve yaşatmak için öğrenip paylaşan biri.