Cenneti Yeryüzüne Taşıyan Aşk

Ölmeden önce mutlaka gidilmesi gereken ülkelerden biri olan Hindistan’ın, dünyanın en büyük aşkına ev sahipliği yaptığını bilmeyeniniz yoktur. Yedi harikalardan biri olan Tac Mahal; inşa edildiği günden bu yana aşkın mutlak kudretiyle ihtişamını koruyor ve yüzyıllardır giden her ziyaretçiyi büyülemeye devam ediyor…

Her epik aşk masalında olduğu gibi Tac Mahal’in inşa edilme hikâyesi de mutlu sonla bitmiyor ne yazık ki. Sonu acı bir ayrılıkla başlayan ve 21 yıl süren devasa bir tarihten bahsetmekteyim.

Tac Mahal, Babür İmparatoru Şah Cihan’ın en büyük tutkusu, yekta prensesi: Mümtaz Mahal’e olan aşkının bir nişanesi olarak dünyaya armağan edilmiştir. Asıl adı: Arjumand Banu Begüm olan prensese ‘Mümtaz Mahal’ sıfatı Cihan Şah tarafından konmuştur. Manası; sarayın mücevheri, seçilmiş kişi anlamlarını barındıran ‘Mümtaz Mahal’ ismi aşkın haşmeti karşısında tüm dünyayı hayrete düşürüyor…

Mümtaz Mahal, Şah Cihan’ın 14. Çocuğunu doğururken hayatını kaybeder. Şah Cihan, yüce aşkını daima yanı başında isterken ellerinin arasından kayıp gidişini izlemeye dayanamaz. Onun varlığını ölene dek hatırlatacak ve öldükten sonra da yaşatacak bir anıt yapmaya karar verir.

‘Cennet’ tasvirini yeryüzüne inşa etmek için yola çıkan Şah’a, Tac Mahal’in yapısı için 2000 farklı model sunulur. Şimdiki halinde karar kılınınca, 1632 yılında inşasına başlanır. 21 yıl süren yolculukta 22.000 işçi çalıştırılır.

Birçok farklı bölgeden özel yapım taşların getirilmesi için 1000 fil kullanılır. Rivayet edildiği üzere Şah Cihan, devasa anıt için çalışan mimarların parmaklarını kestirir. Hâl budur ki, bir daha Tac Mahal gibi eşi benzeri olan bir mimari yapılmasın…

Tac Mahal’in bir diğer özelliği; gün içerisinde farklı renklere bürünmesidir. Gün doğumunda en güzel rengi olan pembemsi tonunu gösteren Tac Mahal bir müddet sonra beyaz görünümüne geri döner. Ay ışığıyla birlikte en romantik haline, yani altınımsı bir renge bürünür. Rivayetlere göre: hiçbir yerde görülmemiş bu eşsiz özelliğin Mümtaz Mahal’in ruh değişikliklerini yansıttığı söylenir.

Sarayların tacı anlamını taşıyan ‘Tac Mahal’ ismi: aşkın bir insanı getireceği son noktayı ve uğruna yapabileceği çılgınlıkları kanıtlar nitelikte. Kim aşkı için böylesi büyük bir fedakarlığa ömrünü adayabilir? Şah Cihan, yalnızca dünyanın yedi harikasından biri olan Tac Mahal’i değil, aşkın da üstünlüğünü tarihin en unutulmaz sayfasına kazımayı başardı. Aşk yine yüce kudretinin nezdinde insanoğlunu çılgına çevirdi…

Gülsüm Özalp
Ben Gülsüm. Edebiyatçıyım. Yaklaşık bir yıldır 24Okur ekibiyle çalışıp, editörlük yapıyorum. Aynı zamanda felsefeye ilgim var.