Bir Son Yazıyorum Bize

Birden bire döndü ve sonumuz ne olacak sence diye sordu. Kadın bu beklenmedik soru karşısında afalladı. Ne sonu? Dedi. Bizim sonumuz, ‘sen’ ve ‘ben’in oluşturduğu biz. Bilmem hiç düşünmedim nereden çıktı şimdi? Düşünsen böyle olmazdı diye geçirdi içinden adam. Bilmem aklımdan geçti. Bir son yazsana bize. Sonunda dikkatini çekmeyi başarmıştı kadının. Adama doğru döndü gözlerini kıstı. Aklından neler geçiyor asla anlamıyorum, fazla düşünüyorsun diye cevapladı. Beklediği cevabın bu olmadığı kesindi. Ne zaman beklediği cevabı alabilmişti ki? Aldırış etmedi, alışmıştı. Her şeye olduğu gibi buna da alışmıştı. Birkaç gündür sonlar hakkında düşünüyorum diye söze başladı. Her şeyin bir sonu var ama bunlar hakkında hiç düşünmüyoruz. Hep bir başlangıç peşindeyiz. Sonunu biliyor olsak bu kadar başlamaya hevesli olur muyduk? Bilmem olmazdık sanırım dedi ve omuz silkti kadın. Mutlu son diye bir şeyin varlığı da çok inandırıcı gelmiyor çok zamandır. Bu aralar bir son yazıyorum bize, nasıl biteceğine karar veremiyorum sadece diye devam etti adam. Son cümle dökülürken dudaklarından ses tonundaki soğukluğa kendi de şaşırmıştı. Kadının bunu beklemediği yüzünden belliydi. Gizlemeyi iyi bilirdi, çok şaşırtmıştı belli ki. Kendinden taviz vermemeye devam ediyordu. Nasıl bir son var ki aklında diye sordu. Başlangıçta hayal ettiğimden çok farklı orasından eminim diye mırıldandı adam sadece kendi duyabileceği bir ses tonuyla. Ne değişti diye sordu. Kadın anlamamıştı kaşlarını çattı ve devamını bekledi. Artık hiçbir şeyi birlikte yapmıyoruz dedi. Nasıl olur, sürekli beraberiz dedi kadın. En son ne zaman birlikte içten güldük? Kadın artık farkına varmıştı bir şeylerin. Hayatın yoğunluğuna kapıldık. İyi gidiyor sanıyordum dedi. Hep bir şeyleri sanmakla geçti ömrümüz dedi adam. Kimi kimin anlayamadığını anlayamamışlardı. Anlasalar bu kadar uzun sürmezdi sonlar. Kendi dünyanda sanarak geçti günlerimiz. İstediğinde açtın kapılarını. Kapı eşiğinde kalmak çok eskitti beni dedi adam. İkisi de ağlıyordu. Aslında biliyorlardı ama o kadar kolay değildi yol ayrımından yalnız dönmek. Adam belki hayatında ilk kez cesur davranmayı seçmişti o gece. Korkarak girdiği hiçbir kapıdan korkusuzca çıkamamıştı. Kadın sadece özür dileyebildi. Özürlerden nefret ederlerdi. Uzun bir sessizlik oluştu. Söylenmeye korkulan cümleler geçti akıllarından. Seninle geçirdiğim o kadar zaman bana sadece senin kadar tepkisiz durmayı öğretemedi. Eski bir son lazım bize artık. Yeni başlangıçlar için belki diye devam etti. Kadın başını salladı sadece. Konuşma sırası belki ilk kez adamdaydı bu gece. Belki birkaç deneyelim, birkaç olmaz, birkaç daha güzel olacak cümlesi duymayı bekledi. Yine kanmak istedi. Anlamsız olduğunu biliyordu ikisi de. İlk kez ayrı uyudular o gece. Ardından son kez çıktılar o kapıdan beraber. Sonu bile birlikte yazamamışlardı. Belki iyi bir başlangıç olurdu..