Bir Kan Davası; Berfin ve Hikmet

Ali Ağa’nın 18 yaşındaki kızı olan Berfin, 22 yaşındaki Hikmet’e âşık olmuştur. Berfin ve Hikmet kan davası olan iki ailenin çocuklarıdır. Hikmet’in babası Soner Ağa, Çukurova’da Berfin’in babasını bir tarla meselesi yüzünden gözünü kırpmadan öldürmüştür. Aileler bu olayı kan davası saymış, ağabeyi olmayan Berfin’in Hikmet’ten öç alması gerektiğini zorunlu kılmıştır. Oysa Hikmet ve Berfin arasında yıkılmaz bir gönül bağı bulunmaktadır. Bu gönül bağının farkında olan tek kişi, Berfin’in annesi Şermin Hanım’dır. Kocasını birkaç dönümlük yere kurban veren Şermin Hanım, kızını da bu sevdaya kurban vermek istememektedir. Derhal bir çözüm bulmalı, kızını bu sevdadan vazgeçirmelidir. Kızıyla yaptığı uzun müzakerelerden sonra bu işe bir çözüm bulamayan Şermin Hanım, çıkmazdadır. Bir gece gizlice buluşan Berfin ve Hikmet içinde bulundukları durumun çetrefilli olduğu konusunda hemfikir olurlar ve kaçmaya karar verirler. Gün doğumuna sözleşen Berfin ve Hikmet, samanlığın önünde buluşurlar ve kaçarlar. Durumdan çok sonra haberdar olan Şermin Hanım’ın babası Alemdar Ağa, peşine yandaşlarını takarak Şermin ve Hikmet’in peşine düşer. Alemdar Ağa’nın damadını kurban verdiği yetmezmiş gibi bir de şimdi ona damadından yadigâr kalan Berfin’in o aileye gelin gitmesi düşüncesi başını döndürmüştür. Ne olursa olsun Hikmet’i bulmalı ve oracıkta canını almalı; damadının intikamını almalıydı. Birkaç gün sonra Berfin ve Hikmet’i bir tarlada saman meskeninde bulan Alemdar Ağa, hiç düşünmeden tetiği ateşlemiş ve Hikmet’in canını orada almıştır.  Annesinin kaderine mahkûm olan Berfin’in çok sonra öğreneceği hamilelik haberi ona, kendisi gibi bir kader yaşamak için hazırlanan bir can olduğunu haber verecektir…

Arzu ODA
1995 yılı Zonguldak doğumluyum. Türk dili ve edebiyatı bölümünde yüksek lisans öğrencisiyim.