Bilimin Aydınlık Işığı: Marie Curie

Her gün giydiğim bu elbisemden başka elbisem yok. Eğer bana yeni bir tane daha alma nezaketi gösterecekseniz, lütfen siyah renkte ve giyimi kolay bir şey alın ki, laboratuvarda da giyebileyim.”

Bugün sizlere hayatını bilime adamış ve bu uğurda ölen bir kadından bahsedeceğiz; Marie Curie.
Maria Skolodowska namı diğer Marie Curie 7 Kasım 1867 yılında Varşova’da gözlerini açtı. Anne ve babasının eğitimci olması onu yaşıtlarına göre daha şanslı kılıyordu çünkü o dönem Çarlık yönetimi altındaki Polonya’da kızların bilim alanında kendilerini geliştirmelerine imkân ve fırsat yoktu. Henüz 24 yaşındayken Sorbonne Üniversitesi’nde eğitime başlayan Curie, 1893 yılında Fizik bölümünü, 1894 yılında ise Matematik bölümünü birincilik derecesi ile bitirdi. Okulu bitirdikten sonra kendisi gibi bilimle özdeşleşen ve piezoelektriğin kaşifi Pierre Curie ile tanıştı. Ünlü çift evlendikten sonra Marie, Curie soyadını aldı. Hayatının ileri safhasında okulunu tamamladıktan sonra uranyum elementinin radyoaktif olduğunu keşfeden Fransız fizikçi Henri Becquerel’i duydu ve bu konuda doktorasını yapmaya karar verdi. Marie bu konuda araştırmalarını sürdürüyorken uranyumdan daha radyoaktif olan iki element keşfetti birine doğduğu ülkenin adını verirken (Polonyum) diğerine ise Radyum adını verdi -ki Radyum Marie’nin hayatını yitirmesine sebep olacak elementti…
Radyumun özelliklerini incelemeye başlayan Marie, yeni bir element oluşumu hususundaki tartışmalara son verilmesi gerektiği kanaatindeydi. Bu sebeple büyük bir maden filizine ihtiyaç olduğu kaçınılmaz bir gerçekti. Curie, ihtiyacı olan şeyin Bohemya’daki işe yaramaz olarak kabul edilen uranyum yüklü toprak yığınları olduğunu anladı ve eşiyle beraber tüm parasını bunları bulundukları yere taşımak için harcadılar. Bu süreçte bunun arıtması ile ilgilenen çift fazlasıyla radyoaktiviteye maruz kalmıştı ve Marie 10 kilo vermişti. 1903’te  doktorasını alarak Fransa’da bilim alanında doktora unvanı alan ilk kadın bilim insanı oldu. Yine aynı yıl içerisinde Marie, doktora hocası olan Antoine Henri Becquerel ile paylaştığı Nobel Fizik Ödülü’nü alarak tarihte Nobel Ödülü alan ilk kadın oldu. Marie Curie ve Pierre Curie keşfettikleri elementin tüm insanlığın yararına kullanımı için patent almadılar. Radyum ile uğraştıkları dönemde bol radyasyona maruz kaldıkları için eşi Pierre Curie hayatını kaybetti. Bu süreçten sonra eşinin profesörlük unvanını Marie’e verdiler ama o dönem bilim dünyasında da hüküm süren ataerkil hegemonya yüzünden bu kabul görülmedi. Fakat yaşadığı tüm bu olumsuzluklara rağmen 1911’de gerek bulduğu iki element için gerek de diğer araştırmalarından ötürü Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldü. Böylece tarihte iki Nobel alan tek insan olma şerefine vardı. 1934 yılında radyoaktif maddeler üzerindeki çalışmaları esnasında vücudu bolca radyasyona maruz kaldığı için kanser oldu ve 4 Temmuz 1934 yılında Fransa’nın Savoy kentindeki Sancellemoz Sanatoryumunda, bilim yolunda hayata gözlerini yumdu.

Şüheda Şalışlıoğlu
20 yaşındayım. Mersin Üniversitesi psikoloji bölümü öğrencisiyim. Kendimi bildim bileli yazma, karalama, çizme alanları ile çok ilgilendim, içli dışlı oldum. Ve bu hobilerimi -hele hele yazma- bu mecra ile birleştirip daha iyi ve daha güzel işlere imza atmak istiyorum. Daha çok okumak, okudukça yazmak ve yazdıklarımı paylaşmak sanırım beni en çok mutlu edecek şey olabilir :)