Ali Faik Bak: Çekin Elinizi Yüreğimden; Bir Öğretmenin Hatıraları

Ali Faik Bak ‘tan bahsedeyim biraz yazarı tanımak lazım ki okuyucu yazılan kitaba yazanı bilmesi açısında…

Rize, Pazarlı bir ailenin beşinci çocukları olarak 1965 yılında Samsun’da doğdu. İlk orta ve liseyi Bursa’da okudu.

Ankara, Gazi Üniversitesi, Ticaret Turizm Eğitim Fakültesi, Büro Yönetimi Öğretmenliğinden 1988 yılında mezun oldu. Aynı yıl öğretmenliğe başladı. Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde öğretmenlik ve yöneticilik yaptı.

Bu kitaba başlarken sizi biraz aydınlatmak isterim. Ali Faik Bakın ders niteliğinde olan bu kitabı sadece yazmakla, anlatmakla bitmez. Okumak gerek, bilmek, o duyguyu yaşamak ve hissetmek lazım…

Sıra dışı bir hayat yaşadım. Çizgi ötesi… Tıpkı radyo programlarımdaki gibi. Bana giydirilen deli gömleğini yırttım. Baktım, altından ilginç bir adam çıktı. Yaşam öyküm kendime kalmasın istedim. Öğrencilerim, onların aileleri, iş arkadaşlarım ve dostlarım bunu fark etmeme neden oldular. Hayatımı yazsam roman olurdu, demiyorum. Fakat hayatımı yazarsam gelecek nesillere bir ışık olur diye düşünüyorum.

Ali Faik Bak ne güzel demiş ve kaleme almış, yaşadıklarını, yaşamış olduklarını, nasıl bir öğretmen olduğunu, neler elde ettiğini ve yaşamış olduğu hayatı , tanıklık ettiği insanlara olan o muazzam bakış açısını bizlere sunmaktan geri kalmamış. Gerçekten severek okuduğum bu kitabı sizlerin de okumanızı öneririm. O kadar haklı ki yazdığı her şey için, çünkü yaşamış olduğu hayatı kaleme almış, okuduktan sonra her öğretmen böyle olmasını dileriz şüphesiz…

İstedim ki; bir öğretmen nasıl olur bilinsin. Yine istedim ki; memleketimde yönetici nasıl olunuyor? İnsanlar bir kalemde nasıl harcanıyor? Küçük âlemde dönen dolapları birkaç kat büyüttüğünüzde diğerlerini anlamakta zorlanmayacaksınız.

Bu kitabı okuduktan sonra gerçekten de bir öğretmen nasıl olmalı, kim gibi olmalı tartıştım. Çünkü Ali Faik Bak çok güzel bir öğretmen idi. Eğitim anlayışı verme şekli gerçekten çok güzel okurken bir öğretmen böyle olmalı dedim.

“Toplum mühendisliği, tek tip insan yetiştirme hevesi, ideolojik körlük, ihtilaller ve onların sebep olduğu yıkımlara benim penceremden bakın istedim. Bir yanda sahte dostlukları, ikiyüzlülüğü, makam mevki için alçalmayı görürken, diğer yandan gerçek dostlukları, samimi arkadaşlıkları, sevgisinin gücünü de göstermek istedim.

Okunulduğunda anlayacak ve anlaşılacak mal, mülk, mevki için neler ne dostluklar bitmiş.. Ders niteliğinde olan bu kitabı okumayanlar okusun bende çok güzel etkiler bıraktı.

En çok aklımda kalan da şu yazdığı bölüm diyebilirim.

(Küfür) küfür öyle bir hal aldı ki normal konuşma haline gelmiş ve ben bu kitabı okurken fark ettim. Gerçekten de öyleymiş kimse söylediği kelimenin farkında bile değil, çok tuhaf ama gerçek. Bizzat şahit oldum bu kitabı okuduktan sonra, insanlara daha iyi bakmam gözlemlemek gerektiğini düşündüm.

Okumak lazım kitapları, bir şeyleri elde etmek, ders almak için okumak derim ve susarım… Bitirmeden Ali Faik Bak’tan çok sevdiğim bir alıntıyla bitirmek isterim.

Kimsenin yüreğime dokunmasını istemediğim gibi, ben de kimsenin yüreğine dokunmuyorum. Sadece bir pencere açtım, iyi seyirler diliyorum.

İyi Okumalar dilerim ??

... Şair?️ Şiir onu yazana ait değil, Ona ihtiyacı olana aittir. ? Anlamanın ne olduğunu anladım. Meğer Gönül yolunu kaybetmiş, Hasreti ile yandığım her şiirde. Ey bizi bekleyip bekleyip hüzünlenen çağ.. Ben hâlâ şiir okuyanlardanım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir