Adın Eylül

Acemi bir gülüş var dudağında;
Taşıyamadığı.
Gurbete çıkan yol,
Ansızın uçuşan kumrular,
Griye çalan gökyüzü ve yağmur…

Adın Eylül senin
Koca bir mevsim kabuk bağlayan,
Kanayan yeri geldikçe.
Hırpalayan, hırpalanan.

Adın Eylül senin
Sıralanmış sözler, şiirler sanma bir tek sana.
Sorsan hep yabancı,
Unutulmuş bir kaldırım taşında.

Adın Eylül senin
Aşkmış meşkmiş palavra.
Yüreğim bir tek sevdaya yanınca
Gör bak! O vakit uçuşur kelebekler ruhumda.

Adın Eylül senin
Dün, kaldı bahçedeki badem ağacın altında.
Sen dik toprağa, yeni bir fidan daha.
Koyver gitsin ona dair ne varsa.

Adın Eylül senin
Dalga dalga savrulan hüzün rüzgarında
Bir dinginlik, demleme ruhumda.
Bir dokunuş, sol baş parmağıma.

Döndü Tuba Özcan
Yazıyorum kimi zaman kendime kimi zaman kuşlara kimi zaman ağaçlara bazende içimi kaplayan tarifsiz huzura.