1800 Yıl Önce Ay’a Çıkmışlar !

Biri çıkıp “Bundan 1800 yıl evvel Ay’a çıkmışlar.” dese inanır mısınız? Muhtemelen hayır. Samsatlı Lukianos 1800 yıl önce bizi Ay’a çıkarmış.

Samsatlı Lukianos

Ülkemizin güneydoğusu sayısız medeniyetlere ev sahipliği yapmış Mezopotamya topraklarını içine katıyor. Her şehri, ilçesi, köyü, bucağı ayrı zenginliğe sahip Güneydoğu her köşesinde bin bir hikâye ve tarih barındırıyor.

Adıyaman’da, Atatürk barajının arasında kalmış küçük bir ilçe var, adı Samsat.  Bu Samsat aslında yeni Samsat diye adlandırılabilir çünkü eski Samsat baraj yapımı ile sular altında kalmış. Ne yazık ki sular kadim ilçenin yerini değiştirmekle kalmamış, barındırdığı tarihin delillerini de yutmuş. Kadim kelimesi bu ilçe için tam yerinde kullanılmış bir kelimedir çünkü Samsat’ın tarihi bugünden 8000 yıl geriye M.Ö. 6000’li yıllara kadar uzanmaktadır.

Samsat’ın bu derin tarihinin bir kıyısından geçen, belki de birçoğumuzun tanımadığı biri var. Samsatlı Lukianos…

Lukianos, M.S. 125 yılında doğduğu tahmin edilen Samsatlı bir işçi ailesinin çocuğudur. O dönem Süryani şehri olan Samsat’ta doğup büyüyen Lukianos heykeltıraş dayısının yanında çalıştı bir süre. Burada Yunancayla tanışan Lukianos, Yunan kültürüne ve edebiyatına da ilgi duymaya başladı.

Bir dönem Antakya’da avukatlık yapan Lukianos kendini gerçekleştirmek için daima bir arayış içerisinde oldu. Avukatlık döneminden sonra Atina’ya gitti ve orada sofist oldu. Sofist olduktan sonra kendini şehir şehir gezip felsefe öğretmeye adayan Lukianos Roma’da felsefeci Nigrinos ile tanıştı.

Atina’ya döndüğünde değişmiş olan Lukianos sofistliği bırakarak gördüğü eksikleri ve yanlışları yazmaya başladı.

Lukianos Yazmaya Başlar

Anadili Süryanice olan Lukianos yıllar içerisinde Yunan dili ve edebiyatına ileri seviyede hâkim oldu. O kadar ki bu dilde 80 kadar eser verdi. Günümüze kadar ulaşan eserlerinin düzyazı, şiir ve genellikle diyalog türlerinde olduğu görülmektedir.

Düzyazı ve öykülerinde birçok farklı karakteri konuşturan Lukianos kalemini sivriltmekten asla kaçınmamıştır. Dönemin en önemli gücü olan Roma imparatorluğu içerisinde eleştirilemez denilen birçok gücü eleştirmiş, yermiştir. Sadece yöneticileri değil başka yazarları, felsefecileri, kendini peygamber ilan edenleri kısacası yanlış gördüğü herkesi ve her şeyi eleştirmiştir Lukianos.

Samsatlı Lukianos’un en çok dikkat çeken eserleri: Dalkavukname, Tanrıların Konuşmaları, Deniz Konuşmaları, Ahirete Varış, Öbür Dünyada Konuşmalar, Tarih Nasıl Yazılmalı, Gerçek Bir Hikaye…

Gerçek Tarih

Lukianos’un 80 kadar eseri arasından onu farklı kılan, hepsinden ayrı bir kitabı vardır. Dünya literatürüne “İlk Bilim Kurgu Romanı” olarak geçen ‘Gerçek Tarih’ (True History) kitabı.

Milattan sonra 175 yılında yazılan kitap, bir grup gezginin gemi seyahatindeyken yaşadığı sıra dışı olayları anlatıyor. Bindikleri geminin büyük bir fırtınada sular üstünde kalkıp inerken, kalkıp Ay’a kadar gittiğini anlatan kitapta Ay’da yaşayanlar ile Güneş’te yaşayanların Venüs için savaştıkları anlatılıyor. Kitabın detaylarında o tarihte düşünüldüğüne inanılmayacak birçok tasvir var. Savaşta ölenlerin kanlarının bulutları kırmızıya boyadığı ve Güneş batarken bazen bu bulutların göründüğü hikayesi ilgi çekici tasvirlerden yalnızca biridir.

Kitap Ay’a yolculuk edebilme düşüncesini hiciv ve bilim kurgu yoluyla da olsa ilk defa akıllara getirdiği için büyük önem taşıyor. İnsanoğlunun hayal etmeden hiçbir şey yapamadığı ve hayal ettiğinin de peşinden gittiğinin 2000 yıllık kanıtıdır bu kitap.

Enes Akil Akbalık
Fikir işçisi olma arzusunda bir mühendis.