Yârim Haziran

Kim bilir kaç baharı birlikte uğurladık seninle
Kim bilir kaç yazı karşıladık kan ter içinde
İlhamısın ergenlik şiirlerimin, o ilk Haziran’dan beri
Yaş günlerimin fener alayı, ilkyaz günahlarımın tanığısın
Tanığısın yüzüme düşen gözlerin, tenime değen ellerin
Senle başlayıp, sende bitirdim bunca yılı
Sendin hararetli yıl sonu muhasebelerimin değişmez takvim yaprağı
Tutkunum sana…
Sadık, itaatkâr ve hayran
Yârim Haziran…!

Hasretle bekleyip iple çektim gelişlerini çoğu zaman
Sen hep iki bahar arasında, hazlar zamanı çıka geldin; eteklerinde ilkyaz coşkuları ve isyanlarla
Haziranlarda âşık, haziranlarda pişman, haziranlarda ergen oldum
İşte burada yıllar yılı getirip, iadesiz taahhütsüz önüme atıverdiğin eski yaşlar
Kimi hakkınca yaşanmış, kimi belki hiç yaşanmamış
Kimi çocuk, kim genç, kimi olgun
Her serin baharın ardından yaz kokulu yıldız müjdeler taşıdın bana
Hararetli ve çıplak temmuz akşamları vaat ettin
Peşi sıra hazan geldiğini hissettirmeksizin bir süre
Gün oldu tomurcuk olup çiçek çiçek boy verdin; gün oldu şiddet yüklü bir öfke bulutuna tutunup seller yağdırdın gecikmiş bahar dallarının üzerine
Hazırlıksız, insafsız…

Öncesiz ve sonrasız aşklarda oyaladın beni
Kimi gerçek, çoğu yalan…
Zamanla ibadet eder gibi sevmeyi öğrettin; üzerine kırağı düşmüş beyaz bir gül kadar taze
Bir o kadar kusursuz
Anladım ki, Haziran’da sevmek yaman
Yarim Haziran..!

Ocaklar kurdum sıcacık
Aşım, eşim, işim oldu katıksız, riyasız
Oğullar ve gecikmiş heyecanlar verdin bana
Gidemediğimiz uzak denizleri çocuklarımıza isim yaptık
Onlar yüzsün diye yüzemediklerimizi
Geride kırık dökük onlarca Haziran bırakarak karşıladık yarınları
Ve sen bağışladın hatalarımı yıl sonu bilançolarımda
Sorguda ele vermedin beni
Tanıyamadılar kimlik tespitinde bedenimi, kalbimi…
Kim bilir kaç sırrı sakladın
Kaçını ele verdin o gecikmiş hesaplaşmalarda
Sen ilkyazdan alıp güze açarken kapılarını ben yazın sarhoşluğundan sonbahar serinliğinde aydım
Seni beklerken kendime vardım
Yadsıyamam: Sevildim ve sevdim çoğu zaman
Müsebbibi sensin…
Yârim Haziran…!

Yaşım büyüse de büyümedi içimdeki çocuk
Ama zamanla olgunlaştı Haziranlarım
Yeni gelenler sonbahara daha yakın şimdi
Eski mektuplar ve sepya renkli fotoğraflarla dolu bir albümde hayatım
Haziran doğumlu…
Kulağımda bir şiir Hasan Hüseyin’den artakalan :

“Sokaktayım
gece leylak ve tomurcuk kokuyor
yaralı bir şahin olmuş yüreğim
uy anam anam…
Haziran’da ölmek zor..”

Lakin doğmak da zor haziranda
Yaz kapıyı çalsa da
Biliyoruz hazan…
Yine de seviyorum seni…
Yârim Haziran!..

Can DÜNDAR

 

Pelin Pınar
Görün bakın, dünyayı bir gün kesinlikle şiirler kurtaracak.