Yamaladım Tüm Sonlarını Hayatımın; Bir Başlangıç Etmedi

Nereden başlayacağımızı bilemesekte bir şekilde başlamamız gereken şeyler var. Her zaman kaldığımız yerden devam etmek mümkün olmuyor. Bazı durumlar içinde zorunlu bir değişim barındırıyor. İnsan her şeyi tamamına erdirmek için çabalarken hata ediyor. Bazen bir türküye sadece nakarata kadar eşlik etmeli, bir cümleye yüklem aramayıp eksiltili kalmasına müsaade etmeli, bazı insanlarla olan tanışıklığımız samimiyet yokuşunu tırmanmamalı. İnsan her şeyi tamamlayamaz. Gücünün ve bilgisinin bir sınırı var. Bu sınır bize durmamız gereken yeri öğretiyor. Kalanına gücümüzün yetmediği, gerisinde bilgimizin olmadığı işler bizim dışımızda gelişecek şeyler.

Bir başlangıç yapmak uğruna birçok şeye veda etmek gerektiğine inanmıyorum. Bir şehri ardında bırakmak, arkana bakmadan yürümek sana başlangıçlar vadetmez. Zorlayarak hiçbir gülü açtıramaz, kokusunu içine çekemezsin. Kendini hayatın akışına bırakman gerektiğini bilmelisin. Sırf bir başlangıç olsun diye bir şeylere son vermenin de, tabiatı eksik olan şeyleri yamalayıp tam yapmaya çalışmanın da bir faydası yok.

Son verdiğim hiçbir şey yeni bir başlangıca kapı açmadı. Başlangıç bitişlerin sancısından sonraki müjde değil. Beklenmedik anlarda içimize doğan umuttur. Benim hikâyem yumruklaya yumruklaya açtığım kapının ardında olamaz. Hikâyeler, aralık kapılardan sızan ışıktır. Hikâyene ait bir hüzme, bir kapının aralığından sızar ruhuna. Başlangıç, son verdiklerinin ardında değil, içinde saklı. Son dediğinde her şey son bulur. Ama seni başlangıca götürmeye yetmez; sen kapalı kapıda durmak için ısrar ettikçe. Nereye gideceğini bilmiyor olsan da nerede durmayacağını biliyorsun. Âsudem, çıkmaz bir sokağın duvarında biriktirme yüzünü…

Gözlerin başka gözlerce keşfedilsin isteyeceksin. Oysa daha kendi yolunu bulamamış birinin bakışlarını kim arayıp da bulabilir? Hem kendi yolunda yürümen gerektiğini bilecek; hem de adımlarına eşlik eden adımlar, senin yolunu kendi yolu sayan birileri olsun isteyeceksin. Ama bazı yollar yalnız yürünür, bilirsin. Sesinin sineceği duvar, durup bir şey olmasını bekleyeceğin durak, sıcağına yenildiğin güneş, sevdiğin tüm kuşlar bir yere ait olsun isteyeceksin. İnsan doğası gereği kaybolup gitmek istemez. Ortak bir iş, bir aidiyet arar. Sen de kaybolmamak için kendi yolundan sapıp, birileriyle birlikte yürümeye çalışacaksın. Yürüme! Çünkü kaybolmamak için çıktığın o yol seni yok eder. İnsan kendi yolundan uzaklaştıkça parça parça eksilir, bilirsin.

Âsudem, senin hikâyene ait başlangıçlar, sen kendi yolunda yürüdükçe seni bulacaktır. Son verdiklerinden kaçarak başlangıçlara yürüyemeyezsin…

Psikoloji bölümü öğrencisi. İnfilak etmemek için yazar..

6 Comments

  1. Makbule Bayraktar Cevapla

    İnsan kendi yolundan ayrıldıkça parça parça eksilir…
    Her bir cümlenin yürekten gelişi ve her bir kelimenin inceliği öyle etkileyici ki
    Çok güzel bir bütün olmuş yüreğine sağlık:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir