Türk Sinemasının Duayenlerinden, Tuncel Kurtiz

Unutulmaz filmlerin hafızalara iz bırakmış kahramanıdır. Dinleyen herkesin, kime ait olduğunu bilecek kadar etkileyici bir ses tonu vardır. Yaşadığı dönemin boy gösteren olaylarına sessiz kalmayacak kadar duyarlıdır. Sanat camiasından tanışık olduğu herkesin övgüyle bahsettiği, bizlerin ise hayranlıkla seyrettiği bir ustayı, Tuncel Kurtiz’i aramızdan ayrılışının 6. yılında sevgi ve özlemle anııyoruz.

Oysa herkes öldürür sevdiğini
Kulak verin bu dediklerime
Kimi bir bakışıyla yapar bunu
Kimi dalkavukça sözlerle
Korkaklar öpücükle öldürür
Yürekliler kılıç darbeleriyle
Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimi yaşlıyken
Şehvetli ellerle boğar kimi
Kimi altından elleri
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
Kimi yeterince sevmez
Kimi fazla sever
Kimi satar kimi de satın alır
Kimi gözyaşı döker öldürürken
Kimi kılı kıpırdamadan
Çünkü herkes öldürür sevdiğini
Ama
Herkes öldürdü diye
Ölmez…

Yeni nesil Tuncel Kurtiz’i Oscar Wilde’ın bu şiiriyle hafızalarına nakşetti. Öyle etkileyici bir ses tonuydu ki bu, şiirin anlamıyla birleştiğinde ortaya çıkan bu efsane yorum, ustayı son yıllarının en ses getiren isimlerimden biri yaptı. Oysa ki Tuncel Kurtiz, Ramiz Dayı’dan çok daha fazlasıydı bilenler için.

1970 yılında izleyenlerle buluşan, yoksulluktan kurtulmaya çalışan bir arabacının yaşadıklarını konu edinen ve bir Yılmaz Güney filmi olan “Umut” ile beyaz perdede dikkat çeken Tuncel Kurtiz için uzun bir serüven başlamış oldu. Çok yakın dostu olan Yılmaz Güney’e olan özlemini ise yıllar sonra “Bir gün ölürsem eğer, Yılmaz Güney’i göresim gelmiştir” şeklinde ifade etmişti.

1978 yılında “Sürü”, 1983 yılında “Duvar”, 1994 yılında “Aşk Ölümden Soğuktur”, 1996 yılında “Tabutta Rövaşata”, yakın tarihte ise “Güz Sancısı”, “Asi”, “Ezel” ve “Mutheşem Yüzyıl” dizilerinde rol alan usta sanatçı, seslendirdiği şiirlerle de sanatseverlere unutulmaz bir dinleti sefası yaşatmıştır. Can Yücel’le olan samimiyeti herkesten tarafından bilinen Kurtiz “lüzumsuz bir şekilde erkenden öldü, Can Baba. Olacak iş değil” derdi, usta şair için. En sevdiği şiirinin ise “Sevgi Duvarı” olduğunu belirtirdi. İşte Usta oyuncunun sesinden, en sevdiği Can Baba şiiri.

Yurt içi ve yurt dışında çeşitli filmler ve tiyatro oyunlarında yer alan Kurtiz’in almış olduğu Ödülleri ise şu şekildedir:
2008 – 15. Altın Koza Film Festivali, Usta Oyunucu Ödülü,
2008 – İtalya Taormina Film Festivali, Sanat Ödülü,
2008 – Yeşilçam Ödülleri, Yaşamın Kıyısında filmi ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü,
1986 – Berlin Film Festivali, Gümüş Ayı ödülü,
1981 – Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Senaryo Ödülü”nü Nurettin Sezer ile “Gül Hasan” filminin senaryosuyla kazandı
1994 – Altın Portakal Festivali, Bir Aşk Uğruna filmi ile en iyi yardımcı erkek oyuncu,
2002 – Sadri Alışık Ödülleri, Şellale filmiyle en iyi yardımcı erkek oyuncu.
2011 – 48. Altın Portakal Film Festivali’nde Yaşam Boyu Başarı ödülüdür.

“Dön bak arkana yeğen.Gitmez dediğin kaç kişi şimdi yanında” dediği gibi Ramiz Dayının, hayat hep birilerini alıyor yanımızdan. Fakat bazı isimler var ki yıllar da geçse ne ismi, ne yaptıkları tarihten ve hafızalardan silinmiyor. Bu isimlerden biri olan usta sanatçı Tuncel Kurtiz’i ölümünün 6. yılında sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.

Pelin Pınar
Görün bakın, dünyayı bir gün kesinlikle şiirler kurtaracak.