Ünlem Bükülürken

Elinde copla bir gardiyan
sindirdiği mahkûmun önünden geçiyor
bir nefret kibirle geçiyor
korku siniyor, inildiyor;
korku başını kaldırabildiği kadar öfkeli.

Mahkemeden gelen
-hangi yönden? neden?
silik bir kararnâme suçlamış beni
-ama neden? ben ne yaptım!

Suçluluk büyüyor gardiyanın sesiyle
her adımında bilinmeyen bir suç vurgulanıyor
-ben bir şey mi yaptım!
demirden demire suçluluk büyüyor
-ben bir şey mi yaptım?

Suçluluk büyüyor ve hücre küçülüyor,
                                            çöküyor,
                                          çürüyor…

Suçluluk büyüyor gardiyanın gözüyle
bakışları her geçişte daha da yüksekten iniyor
-ne için?
duvardan duvara voltalar ağırlaşıyor
-nasıl?

Suçluluk büyüyor ve -içim eziliyor,
                            -sesim kısılıyor,
                              -nefesim ke-
                                         sil-
                                         i-
                                   yor.

Hayat ve hayatın içindekilerle, kendisiyle meselesi olan; cevaplanmamış soruları bulunan, kendi halinde biriyim. Tüm ruhu zengin insanlar gibi yalnızlıkla yoğruldum ve yalnızlıkta hissederek var oluyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir