Tanrılar Yok Olmaya Mahkumdur

Bir ölü ayaklanıyor, Günaha bulaşmış sokaklarda
Bir ölü, yürüyor yalınayak
Bir çocuğun gülümsemesinde idam ediliyor umutlar
Yeminler boşa Tanrılar acılarımızdan ibaret.
İyi niyetlerim firarda.
Tanrım sana gelen yollar labirent
Bekareti bozulmamış gecelerin doğurduğu çocuk ve ben;
Ahmağıyız bu yolların.
Tanrım yürüdükçe uzaklaşıyorum senden
Acılarım azaldıkça küçülüyorsun
Çünkü sen ihtiyaçsın ve ben muhtaçlıktan hür bir köle..
Yavruağzı isyanlarım ve maviye boyalı ziyanlarım var
Aklım karışıyor Tanrım, ama biliyorum ki;
Benim sana olduğum kadar sen de bana muhtaçsın.
Neden Tanrım?
Şiirime tecavüz ederken aşktan nasiplenmemiş gözler
Müsveddesi oldun yarattığın bu karanlığın.
Harf harf inlerken imgelerim
Sen kör bir güneşin sağır sıcaklığında seyrettin beni
En mahrem duygularım erirken gözlerinin
Gölgesine
Sen kirpik kirpik soydun ruhumu ve serdin gözler önüne
Üstelik seni ben yaratmışken..
İyi dinle beni Tanrım
Bu gece dökeceğim içimi çünkü bu sana dair son gece
Bir şiirle yarattığım seni bir şiirle yok ediyorum
Benden bu kadar Tanrım ben ALLAH’a gidiyorum..