Tahassür

Zifiri yollarda sokağımı kaybetmişim sokağına çıkmak için uzaklardan gelen bu sese koşuyorum.
Susuyorum,
Sonra oturup ağlıyorum,
Dokunamadığım saçlarına,
Sarılamadığım kollarına,
Başımı koyamadığım omzuna…
Bu özlem neyin nesi,
Sahi,
Dokunmadan ve görmeden çektiğim bu özlem sevdaya dahil mi ?
Belki,
Dokunsa ellerim ellerine eriyecek tüm eklemlerim kaybolacak ellerinde.
Belki dokunsa ellerim ellerine kırılacak tüm parmaklarım
Ama bitecek yaşadığım yaslarım,
Ve dinecek kanayan yaralarım.
Ağlayan gözlerin olursa eğer düşen her damlayı kendime sayarım.
Geçen ve giden ve takvimden düşen her günü her saatin dakikasını saniyesini ve salisesini senin ağladığın her dakika için akrep ve yelkovanın tam göğsüne kalemimi saplarım.
Ve ağlayan gözlerinden öperdim.
Dudağımda bir orman filizlensin diye.
Ve yüzünü alırdım avuçlarımın arasına,
İçinde çiçekler yetişsin diye.
Bir bank kursam dudağının kenarına ‘Tam Gülüşünün yanına.
O zaman,
Koca şehir yansa umurumda olmaz o an.
Kovsa dünya beni aklından ama silinmez benim bu hatıram..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir