Sokaklara Sor Adımı

Göğe uzatılmış sükunetin oltası,
Sessizce iç çekişlere bıraktı bir akşamüstü yalnızlığımı.

Meczup misali gezdiğim sokaklara sor şimdi adımı!
Fısıltılar dolduruyor gürültülü kaldırım taşlarını,
Ezbere dökülüyor bir bir sustuğum kelimeler,
Bilirsin ya, titretiyor sen değil kış akşamları.

Hangi ayak sesleri içimdeki depremlerin sebebi?
Nerede mengeneye sıkışmış da çırpınan ruhumun parçaları?

Bir uçurumda gizli özgürlüğümün kanat sesi,
Zincirlerimi kırıp da kaçmak gibi duvarlarımın ötesi,
Hep bir huzurlu gelişlerin kapısı ise ufkun öncesi,
Parmak uçlarında bekle, fecre hasretliği…

Hayat şimdi bir tevafuklar geçidiydi,
İşte bu,
tiyatromun en güzel sahnesi…