Şiirsel Bir Anlatı: Sevmek Zamanı

1965 yapımı olan Sevmek Zamanı filmi Metin Erksan’ın ve Türk sinemasının başyapıtlarından birisidir. Şiirsel bir anlatıya sahip olan Sevmek Zamanı kısa diyalogları, geniş açıları ve estetik kareler ile benzersiz bir seyir keyfi sunuyor.
Halil evlerin iç süslemelerini yapan kendi halinde içine kapanık orta sınıfa mensup bir delikanlıdır. Büyükada’da iç süslemelerini yaptığı bir evin duvarında asılı olan bir resme aşık olan Halil her gün düzenli olarak resme bakmaya gider. Bu resmin sahibi Meral ise zengin bir ailenin kızıdır. Meral bir sonbahar günü Büyükada’da ki evlerine geldiğinde Halil’in, resmine büyük bir aşkla baktığını görür ve Meral bu delikanlıya aşık olur.

“Ben senin resmine aşığım. Benimle resminin arasında girme”
Halil aylar boyunca resmine baktığı Meral’i karşısında görünce korkuya kapılır. Meral’in fiziksel varlığının onun dünyasında ki, sevdiği Meral’i öldürmesinden korkar.
Fars edebiyatında sıkça gördüğümüz surete aşık olma Sevmek Zamanında Türk sinemasında bolca yer verilen zengin kız fakir oğlan hikayesine oldukça başarılı bir şekilde uyarlanmıştır.
Peki Halil’in aşık olduğu Meral’in resmi midir? Yoksa tasavvufi bir duygu mudur? Bu derin bir tutku mudur? Yoksa yalnızlığın bir sonucu mudur?
Halil kendi dünyasında yarattığı gerçeklikle yaşamak istiyor bunun birincil nedeni gerçek dünyanın hiçbir zaman kendisini mutlu edemeyişidir.
“Sen dostlukların, aşkların kolay mı kurulduğunu, kolay mı sürdürüldüğünü sanıyorsun? Resminle ilk karşılaşmamızı dün gibi hatırlarım. Elbiselerim eskiydi, kirliydim, sakallarım uzamıştı. Birden bana iyilikle, sevgiyle bakan bir yüz gördüm. İnanamadım… İkinci kez zorlukla baktım resmine. Gene iyilik, gene sevgi vardı gözlerinde. Nihayet değişmezi bulmuştum. Resmin benim içime bakıyordu. Benim kendimi görüyordu… Bana hep dostlukla, iyilikle, sevgiyle baktı.” 

Filmin görüntü yönetmenine de değinmeden geçmek istemiyorum. Görüntü karesinde oluşturmuş olduğu şiirsel görüntüler ile bizi melenkoliğin içine çeken yönetmen o günün İstanbul’unu ve sonbaharın kasvetli havasını çok iyi yansıtmıştır.
Türk sinemasının en önemli rejisörlerinden birisi olan Metin Erksan’ın bu başyapıtı Türk sinemasına kazandırmasından dolayı şükranlarımı sunuyorum

Aykut Özavinç
1997 yılında doğdum. Üniversite öğrencisiyim.