Şairim Ben

Düşüncelerinizde ne var bilmem.
Sürekli koşturup durursunuz.
Ne bir kalem tutarsınız.
Ne bir gönülü boyarsınız.
Sonra bir soru yükselir bana doğru.
Gerçekten kalemin değeri nedir hayatta?
Öylece bakarım,
Hayata boyun eğmiş bedeninize.
Kalemi gözünüzde değersiz kılan nedir?
Bir kağıt parçasına dönüşmüyor diye mi?
Bir cümle altında kalırım böylece.
Ne iş yaparsın bu dünyada?
Demeyin.
Şairim ben.
Dizlerim yırtık gezerim.
Pek bir şeyim yoktur.
Kalem tutar elim.
Öylece yürürüm bir hayvanla sokakta.
Rüzgarı elime alırım.
Bir ağacın altına yaslanır,
Renklere boyarım dünyamı.
Ne iş yaparsın bu dünyada?
Demeyin.
Kendime kalırım.
Kendimi anlarım.
Bir de yazarım.
Sürüklenen bir kutu gibi,
Savrulurum.
Boş kutuyu anlamaya çalışırım.
Kimdir?
Ne ister?
Nereyi arzular bu kadar?
Cepleri boş kutudur o.
Tek düşündüğü,
Belki birine yükselir cümleleri,
Bir ben daha var desinler diye.
Yazmaktı.
Fakat sizin cümleleriniz,
Bir şairin cümlesinden
Daha acı doluydu.
Belki de ruhunuzun boş oluşundandı bu.
Kaçmak istedim.
Kirli sözcüklerinizden.
Bir oraya koştum.
Bir buraya.
Sonra bir ayna karşısında
Kalakaldım.

Bu şair,
Bakarken kendine,
Gözleri kızarıktı.
Anlamak istedim, ruhunu.
Boş bir kutuyum ben,
He bir de şairim derdin.
Kan kokar kelimelerim.
Doğrudur.
Benliğini bulman zor oldu.
Hep başkaları,
Hep başkaları için yaşadın.
Onları dinledin, kendini değil.
Bu şair,
Bu çizgide kayboldu.
Fakat bakınca şöyle ruhuna, farklı olduğun aklıma geliyor.
Şair oldum de onlara.
Yazdım, yazdım.
Kukla gibi yönettiğiniz hayatımda, kendime koştum 
Ve burayı buldum.
Şairim ben,
Beş param olmasa,
Yine yazarım dedin.