Yönetmen koltuğunda Sönke Wortmann ‘ı gördüğümüz unutulmayan filmlerin başında Pope Joan (Papa Joan) geliyor. 851 yılında papalık makamını işgal ettiğine inanılan İngiliz Joan‘ın hayatını konu alan Wortmann, filmde Joan isimli İngiliz bir kadının kendisini erkek olarak tanıtması ve sonunda Papalık makamına yükselmesini anlatıyor. Yaklaşık 3 yıl kilisenin her noktasında bulunup başarılarıyla gözde olan Joan’ın görevi, düzeni bozması ile sarsıntıdayken kadın olduğunun ortaya çıkmasıyla son bulur. Kadınların tarih boyunca dinler ve toplumlar karşısında verdiği varlık mücadelesi, günümüzde de sürdüğü gibi o dönem de boy gösteriyor. Din adına yapılan eziyetler ve baskılar filmde etkileyici bir şekilde ele alınıyor. Asıl hak olan dinin kadına verdiği değeri araştıran ve gerçekten inananlar biliyor. Cehalet kökü kurumayan bir sarmaşık gibi, her yerde karşılaşmak mümkün ve kaçınılmaz. Din mi bizim için var biz mi dinler için varız sorusunu tekrar sorduran muhteşem bir film sizlerle…

 

Babası rahip olan Joan ailenin üçüncü çocuğudur. Kendinden büyük Matta ve Yuhanna adında  2 abisi olan Joenna yani Joan küçük yaşta üstün zekası ile dikkatleri üzerine toplar ve kızların okuma yazma öğrenmesinin yasak olduğu bir dönemde abisinden öğrendiği her bilgisi ikiye katlar. Bilgiye olan açlığı onu tarihe ilmek ilmek işleyen ipin ucudur aslında. Babası tarafından okuma ve yazma bilen kızların lanetli olduğu inancı sebebiyle defalarca kez cezalandırılır ama bu onu durdurmaya yetmez. Henüz çok küçükken büyük abisi Matta ölür. Abisinin ölümünün ardından katedral okul idarecilerinden biri aileyi ziyarete gelir ve Joan nın abisinden çok daha üstün olduğu fark edilir. Babası için büyük bir cezayı hakeden Joan idareci tarafından takdir görür ve onu eğitmek için kendiyle götürmek ister. Fakat babası oğlunun gitmesini istediği için bunu kabul etmez ve oğlunu da götürmesini şart koşar. Böylelikle abisiyle beraber katedral okuluna gider. Abisinden ve oradaki herkesten daha iyi olduğu için orada da kabul görmez ve yine tüm gözlerine üzerine çeker. Erkeklerle kalamayacağı için evli ve 2 kızı olan Komutan Gerold onu himayesi altına alır. Zekasına ve duruşuna duyduğu hayranlık ilerleyen yıllarda aşka döner ve Joan tarafından da karşılık bulması uzun sürmez. Komutan Gerold ve Joan arasındaki ilişkiyi  öğrenen Karısı Gerold’un gittiği bir  yolculuğu fırsat bilip hemen Joan’ı  evlendirme kararı alır. Eğitim hayatını sonlandıracak bu evliliğin gerçekleşeceği gün kilise Kuzeyliler tarafından saldırıya uğrar ve Joan abisi sayesinde hayatta kalan tek kişi olur. Kaçıp kadın kimliğinden arınır saçlarını keser ve erkek kılığına bürünüp bir manastıra sığınır. Kardeşler arasına kabul edilir. Dil bilgisi ve küçüklükten gelen bitkiler ile alakası öğrendikleriyle birikip onu aynı zamanda bir şifacı yapar. Zamanla adı tüm Roma’da duyulur. Bu dönemde Papa Sergius ağır bir Gut hastalığının pençesindedir. Vekili Papa’nın ölmesi için elinden geleni yapsa da son seçenek olarak gelen Joan ile durumlar tamamen tersine döner ve Papa tekrar ayağa kalkar. Kendini türlü entrikaların ortasında bulan Joan kısa sürede duruma alışır ve Papa nın en sadık dostu haline gelir. Dönen ihanetlerin kısa sürede kokusu yayılır ve imparator Lothaire Ler Papa ya saldırmak için asker toplar ve Roma’ya doğru yola çıkar. Joan buna engel olmak ister, ayaklanan tüm halkı tekrar Papa’ya boyun eğdirmek için yaptığı küçük bir oyun Joan’ı tekrar Papa nın en güvenilir dostu yapar.

Ayaklanmanın başında olan Komutan Gerold hiç hesapta olmayan bir sürprizdir. Ve bu sürpriz yıllar sonra Joan’ı tamamen altüst eder. Kader tekrar onları bir araya getirir ve Gerold ona evlenmeyi ve oradan uzaklaşmayı teklif eder. Baş katiplik görevine atanan Joan suikasta kurban giden Papa’nın ölümünün ardından oy çoğunluğuyla yeni Papa ve Baş piskopos olarak seçilir. Bu görev onun gitmesi için büyük engeldir.  Tekrar duygularına yenilen Joan gidişatı kontrol edemez ve hamile kalır. Durumun açığa çıkması şüphesiz onun ölümü ile sonuçlanacaktır. Kız çocuklarına şimdiye kadar verilmemiş haklar ve yeni yasalar çıkararak bir kez daha tüm tepkileri üzerine toplar. Artık kaçmaktan başka seçenekleri yoktur. Gitmek için paskalyayı beklemek ister ve bu onun sonunu hazırlar. Tören günü  doğum başlar. Tek koruyucusu olan Komutan Gerold o an gerçekleşen bir tuzak sonucu Joan’ın gözleri önünde öldürülür ve bu acıya dayanamayan Joan yere düşer ve hayatını kaybeder. Düşmesiyle gerçekleşen doğum sonucu hayatını kaybeder.

Kulaklarınızın aşina olduğu bir cümle paylaşmak istiyorum…

‘Sonuçta her şeyin mahvolması için aşk iyi bir nedendir!’ Gerçekten böyle mi izleyince karar verelim.

İlk kadın Papa Joan

Almanya’da Die Päpstin olarak gösterilen film Donna Woolfolk Cross’un aynı isme sahip kitabını beyaz perdeye taşıyan ve Sönke Wortmann tarafından yönetilen bir ortaçağ efsanesini/gerçeğini anlatan filmdir. 19 Ekim Berlin’de galasını yapmış ve 22 Ekim’de Almanya’da gösterime girmiştir.

Orijinal İsmi: Die Päpstin

FİLM KADROSU:

HEINRICH HADDING SENARİST

SÖNKE WORTMANN SENARİST VE YÖNETMEN

DONNA WOOLFOLK CROSS SENARİST

JOHANNA WOKALEK OYUNCU

DAVID WENHAM OYUNCU

JOHN GOODMAN OYUNCU

IAIN GLEN OYUNCU

EDWARD PETHERBRIDGE OYUNCU

ANATOLE TAUBMAN OYUNCU

LOTTE FLACK OYUNCU

TIGERLILY HUTCHINSON OYUNCU

JÖRDIS TRIEBEL OYUNCU

OLIVER COTTON OYUNCU

NICHOLAS WOODESON OYUNCU

SUZANNE BERTISH OYUNCU

RICHARD VAN WEYDEN OYUNCU

BRANKO TOMOVIC OYUNCU

LENN KUDRJAWIZKI OYUNCU

TOM FÄHRMANN GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ

MARCEL BARSOTTI MÜZİK

BERND LEPEL YAPIM TASARIMI

OLIVER BERBEN YAPIMCI

MARTIN MOSZKOWICZ YAPIMCI

HANS FUNCK KURGUCU

Süre: 149dk

Tür: Dram, Romantik, Tarih

Yönetmen: Sönke Wortmann

Afra Yeter Tosun. Yazar. 9 kasım 1996'da Van'da doğdu. İlkokuldayken ailesiyle Antalya'ya taşındı. İlkokul ve lise eğitimlerini burada tamamladı. İlk üniversitesi olan Akdeniz üniversitesini yarıda bırakıp, Eskişehir Üniversitesi Adalet bölümünü okumaya başladı. Eğitim hayatı hala devam ederken, çocukluğundan beri aşık olduğu ve ilk öğretmeninin ısrarla yazmasını istediği şiirlerini ve yazılarını yazmaya devam ediyor. Eserleriyle büyüdüğü üstadlardan feyz alarak yazılarını büyük kitlelere duyurmak ve iz bırakanlardan olmak en büyük gayesi ve hayali.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir