Neşesi Yeter

“Akışkan bir halde dökülen beton harcı, hava sıcaklığı nedeniyle buharlaşarak içindeki suyu kaybeder. Zamanla yüzeyinde çatlaklar meydana gelir, ufalanır ve dağılır. Betonun daha dayanıklı olması için ıslatılması gerekir.” Bu bilgiyi öğrendiğim gün, ağladığım herhangi bir gecenin sabahına nasıl daha güçlü uyandığımı anladım.
Kalbimi suladığım için, dayanıklılığını arttırmıştım. ~

Diyor pek tatlı çok sevgili İrem Yaşar, her gecenin sabahı olduğunu, her düşmenin dizimiz acısa da, dudağımız kanasa da bir kalkışı olduğunu ne de güzel anlatıyor.

Her kelimesi, her cümlesine ayrı ayrı sayfalarca yazı yazılır, öyle dokunaklı, öyle içten, öyle samimi yazmış ki, sanki karşınızda ‘Niye üzülüyorsun kendine gel, farkına var etrafındaki güzelliklerin ve neşelen‘ diyor.
Öyle de oluyor okudukça tebessüm ediyorsun ve içinde kocaman bir teşekkür etme hissi oluşuyor.
Teşekkür ederim unuttuğum değerleri hatırlattığın için, kurabiye kokusunun barındırdığı samimiyeti tekrar burnuma getirdiğin için, at gözlüğümü çıkarıp, açan çiçeğe, batan güneşe hayranlık ve sevgiyle bakabildiğim için, dimdik nasıl yürünür bu yollardan derken ışık tuttuğun için diyorsunuz içinizden.

Bir sayfasında yeni taşınılmış evde, bir sayfasında mimarlık fakültesinin kampüsünde ödev materyali arıyorum, gibi değil ama gerçekten oradayım ve ne okuyorsam onunlayım, oradayım.
İster istemez ışınlanıyorsunuz çünkü maceradan maceraya geçip ders alıyorsunuz, arada yorulunca gel diyor biraz dinlenelim, sanki karşılıklı çay içip nasihat dinliyorsunuz ondan.

Ah öyle güzeldi o sayfalarda olmak…
Bittiği için üzgün olsam da okuduğum için şanslı, mutlu ve tabii ki çok neşeliyim.
İnsanın kitap canı çeker mi?
Çekiyor işte…

sevgili İrem Yaşar’ın kaleminden NEŞESİ YETER