Müzik Manipüle Eder Mi?

Hergün dinlediğimiz şarkılar bizleri herhangi bir eğilim yönünde koordine edebilir mi? Müzik bizleri manipüle eder mi?

Bu soruya cevap vermek için psikoloji biliminde araştırma yapmak gerekir. Bu yüzden İsrail, Rishon Le Zion’daki “College of Management Academic Studies”de bir psikolog olan Naomi Ziv’in müzik hakkındaki fikirlerini paylaşacağız. Naomi Ziv “Gerçek hayatta müzik insanları her şekilde manipüle etmek için kullanılıyor. Çoğu olumsuz olabilir ve müzik insanları daha uyumlu, daha agresif ve hatta ırkçı yapabilir.” diyor.
Bu son bulgular, Eminem ve Marilyn Manson gibi sanatçıların öfkeli rap ve metalinin şiddet içeren davranışları kışkırtabileceği inancı da dahil olmak üzere bazı, uzun süredir devam eden varsayımları gerçeğe dönüştürüyor. Örneğin, Columbine Lisesi’nin hemen sonrasında, Manson’un müziğini iki katille ilişkilendiren raporlar vardı ancak daha sonra yanlış olduğu ortaya çıktı. Psikoloğa göre kolay dinlenen ve iyi hissettiren parçaların şaşırtıcı bir karanlık tarafı olabilir.
Ancak Avustralya Queensland Üniversitesi’ndeki psikologlar, bu müziğin aslında bizim öfke dürtülerimizi yatıştırabileceğini öne sürüyorlardı. Genevieve Dingle ve meslektaşları, sert metal müzik dinlemelerine izin vermeden önce onları kızdıran bir arkadaş veya meslektaşın yer aldığı bir olay hakkında konuşmalarını isteyerek insanları kasıtlı olarak kızdırdılar. Müziği dinledikten sonra katılımcılar, sessizce oturanlara göre çok daha olumlu duygular bildirdiler. Dingle, “Aşırı müzik dinlemek, bu dinleyiciler için öfkeyi işlemenin sağlıklı bir yolunu temsil edebilir.” dedi.
Ziv’in araştırması bunun yerine “kolay dinleme” melodilerinin en büyük tehlikeyi taşıdığını öne sürüyordu. Örneğin 2011’de müziğin insanların ahlâkî yargılarını değiştirme gücüne sahip olduğunu keşfetti. Bir grup gönüllüden, insanların daha yüksek bir emekli maaşı alabilmesi için sahte belgeler oluşturabileceğini iddia eden bir web sitesinin hayali bir radyo reklamını dinlemelerini istedi. Reklamı dinleyenlerin yarısı, arka planda Mozart’ın A Little Night Music’ten Allegro’sunu dinlerken, diğer yarısında müzik yoktu.
Benzer şekilde, ayrı bir gruptan, katılımcıların bir web sitesi kullanarak üniversite için bir seminer ödevinde nasıl kopya çekebileceklerini anlatan başka bir reklamı dinlemeleri istendi. Yine, reklamı dinleyenlerin yarısı arka planda James Brown’ın I Got You (I Feel Good) şarkısını da duydu. Her iki durumda da, reklamı fon müziğiyle dinleyenler, reklamlarda teşvik edilen etik olmayan, aldatma davranışını daha fazla kabul etme eğilimindeydiler. Hatta bazı durumlarda katılımcılar bunu olumlu bir şekilde gördüklerini bile bildirdiler. Müzikteki bazı özellikler, beynimizin çalışma biçimiyle de oynayabilir. Örneğin ritmik sesler, bir grup insanın davranışını ve düşüncesini koordine edebilir. Singapur Üniversitesi’nde nörobilimci olan Annett Schirmer, bir davulda ritim çalmanın beyin dalgalarının ritimle senkronize olmasına neden olabileceğini keşfetti.

Bulguları, davulların kabile törenlerinde neden bu kadar büyük bir rol oynadığını ve orduların neden bir davul ritmi ile yürüdüğünü açıklamaya yardımcı olabilir. Schirmer, “Ritim, bir gruptaki tüm bireyleri, düşünme ve davranışlarının geçici olarak uyumlu hale gelmesini sağlar.” diyor.
Ziv, etkilerinin derin olabileceğinden şüphelense de, müziğin laboratuvarın dışındaki davranışları nasıl etkileyebileceği hâlâ net değil ve “Gerçek dünyada, aşırı uçlara gidebileceğini düşünüyorum.” ifadelerini kullanmıştır.

Aysu Aliyeva
Psikoloji öğrencisiyim. Felsefeyle ilgileniyorum. Her zaman okuyup araştırmayı ve öğrendiklerimi kendi üslubumda yazmayı severim.