Keşke Tüneli

Seyre durduğumuz bu hayat pek de iç açıcı değil…

Hepimiz, kendi senaryomuzun tek izleyicisiyiz. Peki roller elimizdeyken neden yaşadıklarımızdan bu kadar şikayetçiyiz? Olaya hiç bu pencereden baktınız mı? Hadi bakalım. Mesela sen;

Evet evet! Bunu okuyan kişi sana soruyorum bu soruyu, bu pencereyi sana ben açıyorum. Düşünmeye davet ediyorum seni; hayatınla ilgili…

Neler yapıyorsun mesela bu günlerde? Gelecekteki kendine keşke dedirtmemek için;

Su akar yolunu bulur mu diyorsun?                   

Ya da o akan suya oluğu sen mi açıyorsun?

Her şeyi geç, kendini ne kadar tanıyorsun?

Bütün bu sorulara cevap verebiliyor musun?

Ben verdim, şimdi sen de beni dinle! Bana en büyük zararı veren “elalem ne der?” sorusundan kurtuldum. İlk işimdi bu benim. Hem “elalem” için ben de bir “elalem” değil miydim?

Kurtuldum pencerelerimin menteşelerinden, beni içeride tutan sınırlarımı yıktım.

Düştüğüm yolda aldığım yarayı kendim sardım.

Kendime yetmeyi öğrendim.

Peki “keşke” senin için ne ifade ediyor?

Yaptıklarına mı keşke dersin, yoksa yapamadıklarına mı?

Cevabı geciktirmiyorum, yanlış olmasın!

Ben yaptıklarıma “keşke” dememek için otuz kere düşünenlerdenim. Bu bir zaman kaybı evet, ama otuz kere düşündüğüm şey otuz sene boyunca keşke (!) dedirtmeyecek bana.

Yapamadıklarımıza gelecek olursak, bir şiir dizesi veriyor bunun cevabını bizlere.

“En güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız.”

Keşkelerin verdiği buruk hüznü yaşatmaktansa göz bebeklerimizde

Şu sözün verdiği umutla sarılmalı hayata

Hem elinde olmayan bir sebepten olmamışsa, keşke demenin ne faydası var!

Her insanın içinde ışığa dönük bir yan var. Onu kullanmayı dene!

Çiçekli bir yolda yürürsen, çiçek kokusu alırsın!

İçindeki çiçekli bahçeye sırtını çevirme.

Bu da bir denklem aslında.

Sözün özüne gelirsek;

Düştüğün yolda, kalk bir daha yürü. Bir daha düşmekten de korkma. Ayrıca tekrar düşeceksin diye de bir şey yok. Yaptıklarından asla pişman olma, yapamadıkların için de üzme kendini. Hayat senin, çıkar hayatından keşkeleri ve keşkeye eğimli her şeyi! Kendini yıpratma, hayatı kendine keşkelerle zindan etme! Sonuçta bir kere yaşıyorsun bu hayatı.

Ne kendini ne başkasını suçla ve bu hayatta önce kendin için yaşa.

Kuşlar kanatlarını çırpmaya derman bulamaz yoksa.

Kendi yuvasından yoksunsa.

Mustafa Erdurmuş
1988 Afyonkarahisar/Bolvadin doğumlu. Afyon Kocatepe Üniversitesi Pazarlama (2010) ve Gıda Teknolojisi (2015), Anadolu Üniversitesi İşletme (2013) mezunu. Yazar, senarist, editör…