Hayır Delirmedim, Takvim Konuştu.

☕ 3 dk okuma
🎻 Edebi & Klasik Çalma Listesi Odaklanma ve dingin okuma için seçilmiş enstrümantal eserler • Sırayla kesintisiz çalar
  • 01
    Gymnopédie No. 1 Erik Satie • Klasik Piyano
    ▶
  • 02
    Valse Evgeny Grinko • Melankolik Şiirsel
    ▶
  • 03
    Nocturne Op. 9 No. 2 Frédéric Chopin • Romantik Klasik
    ▶
  • 04
    Tasavvuf & Huzur Ney Taksimi Geleneksel • Derin Ney Ezgisi
    ▶
  • 05
    Nuvole Bianche Ludovico Einaudi • Modern Neoklasik
    ▶
  • 06
    Comptine d'un autre été Yann Tiersen • Edebi Düşünce
    ▶
  • 07
    River Flows in You Yiruma • Lirik Akış
    ▶

Her koparılan yaprakta biraz daha eskimiş ve biraz daha eksilmiş.

Ben: Kimsiniz nesiniz?
Takvim: ‘Anı’ dediğiniz bütün iyi ve kötü zamanları somutlaştıran, o günü hatırlanır kılan bir aracım. Hatırlatmaya, o tarihi görünce durup düşünmenize yararım.

Ben: Hatırlatmaya yararım dediniz. Peki unutmak mümkün mü?
Takvim: Unutmak değil ama hatırlamamak mümkün.. Diye duymuştum bir yerlerden.

Ben: Arzuhalinizi sorsam?
Takvim: Her koparılan yaprakta biraz daha eskimiş ve biraz daha eksilmiş.

Ben: Kopan her  yaprakta eksilmek fakat asla bitmemek, neden?
Takvim: Her gün bir yerden göçmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş!
Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

OKU  Muğlak Havza

Ben: Tarihe tanık olmak, hatta tarihin ta kendisi olmak nasıl bir his?
Takvim: Haşa, tarihin ta kendisi olamam. Tanıklık ise nasıl ifade ederim bilemiyorum bazı anlar, bazı günler bayram gibi keşke hiç bitmesin istedim. Fakat bazı günlere ise o kadar kırgınım ki keşke yapraklarımdan çıkartıp atabilsem diyorum o günleri.

Ben: Nerede o eski zamanlar?
Takvim: Günler aylar yıllar..  Acımasızca geçiyor kıymetini bilmeden. Farkına varınca da bu cümle dökülüyor insanın ağzından. Eskittik pervasızca o güzel günleri. Dönüp dönüp düşünürüz artık.

Ben: Peki beklerken geçmeyen günler hakkında ne söylemek istersiniz?
Takvim: Kıymetini bilmek lazım o günlerin. Öyle bir an gelir ki bekleyecek bir şeyi kalmaz insanın. Asıl o zaman geçmez günler.

Ben: Bu çağ hakkında ne düşünüyorsunuz?
Takvim: Bu çağ beni ürkütüyor. O kadar hızlı tükeniyor ki her şey. Korkuyorum çünkü korkmuyorlar. Geçen zamandan biten günlerden. Yaşamadan, farkına varmadan bitiyor her gün. Hatta öyle bir şey ki yaprağımı değişmeyi unutuyorlar. Ben takılıp kalıyorum bir güne onlar yaşandığının farkına bile varmıyorken. Sonra anıların acısını benden çıkartırcasına çekip alıyorlar yapraklarımı. Kopartınca yok olacakmış gibi.

Ben: Gelenlere ve gidenlere şahit oldunuz. Ne oldu sonra?
Takvim: Hiçbir şey aynı kalmadı o andan sonra. Gidebilmeyi başaran hep kalandan bir parçayı yanında götürdü. Kalan eksildi, giden o parçayla ne yapacağını bilemedi. Anlayacağın ne gidebildiler ne de kalmayı başardılar.

Ben: Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Takvim: Takvimden koparılan hiçbir günü geri getiremezsiniz. Bunu unutmadan yaşayın. Yollar bir yere gitmiyor olabilir ama günler gidiyor.

✓ 24Okur Edebi ve Kültürel Yayın İlkeleri Güvencesi
Bu içerik; 24Okur Yayın Kurulu ilkeleri doğrultusunda doğrulanmış, edebi tahlil ve kaynak güvenilirliği standartlarına uygun olarak yayına alınmıştır.
Firdevs Nacar
Firdevs Nacar
24Okur kültür-sanat yazarı. Edebiyatçılarla söyleşiler, şehir monografileri ve tarihi-kültürel miras üzerine araştırma ve gözlem yazıları hazırlamaktadır.

İlgili Yazılar

CEVAP VER

Bir yorum girin
Adınız

- Advertisement -spot_img

Son Yazılar