Gençlerin Melodileri “Adil Tolungüç” İle Röportaj

Herkese merhaba! Bu hafta, genç yaşta birçok başarılı işe imza atan, kendisine ait bir müzik şirketi olan Adil Tolungüç ile çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Genç girişimcilere ilham olacak hayat hikayesiyle 24Okur ailesine konuk olduğu için kendisine teşekkür ediyoruz. Öyleyse sizleri daha fazla bekletmeden röportajımıza geçelim…

Merhaba kendinizden biraz bahseder misiniz?

Merhabalar, ismim Adil Tolungüç. 18 yaşındayım. Parti, konser, festival, ses yarışması ve benzeri etkinlikler düzenleyen genç bir organizatörüm. Kendime ait Red Şenlik adında bir organizasyon ve Red Yapım adında bir müzik şirketim var.

Red yapım nasıl oluştu?

Bu sektörle hiçbir bağlantısı olmayan, hayatımda hiçbir konsere gitmemiş ve müzik dinlemekten dahi uzak bir öğrenciydim. Yaşadığım, beni derinden yaralayan bir olay sonrasında depresif günler geçirdim, arkadaşlarımın kafamı dağıtmam için beni bir konsere sürüklemesi ve benim orda konserden çok sistemin işleyişi, sahnenin kuruluşu, sanatçının nereden geldiğine dikkat etmemle öyküm başladı… Bilet satıcılığından, komite yöneticiliğine, koordinatörlükten, organizatörlüğe, çekirdekten yetişerek her stratejiyi öğrendim.
Kendime ait ilk konserimi Pera ekibinden Buğra Koçak, Meçhul grubundan Fatih Nar ve Can Akar’ın destekleri ile düzenledim. Sürekli üzerine koyarak daha iyisini yapmak istedim ve bu yolda kendimden emin adımlarla yürüdüm, Red yapımı kurdum ve bu noktaya getirdim. Şu anda Red yapım ve Red şenlik adı altında Türkiye’de 3, Rusya ve Ukrayna’da birer festival ve 100 sanatçının bir araya geldiği bir ses yarışması ile ilgileniyorum. Bu noktaya gelirken tırnaklarımla kazıyarak, uykumdan azaltıp çalışma saatlerimi artırarak çalıştım ve Allaha şükür başardım. Yaptığım işler ve kazandığım başarıları kesinlikle ekibime borluçuyum.

Müziğe olan ilginiz nasıl başladı?

Fatih ve Can abinin konserlerinde beni kuliste ağırlamaları, stüdyoya çağırıp provalarında yanlarında bulundurmaları müziğe ve müzisyene olan ilgimin artmasına sebep oldu.
Kendimi geliştirdikçe müzisyenleride geliştirmeye odaklandım. Amatör müzisyenlere menajerlik yapıp onlara profesyonelliğe giden yollarında eşlik ettim, bu yolda da başarılı oldum ki, Kadıköy Acil gibi köklü bir rap grubundan bazı isimlere menajerlik yaptım.
Amatör müzisyenleri her zaman destekler ve onların önünü açmayı hedeflerim çünkü ne yazık ki ülkemizde bu tarz işlerle uğraşan gençlere imkan verilmediğini, fakat imkan dahilinde çok güzel işlere imza atacaklarını çok iyi biliyorum. Düzenlediğim ses yarışmasında 10.000 tl değerinde ödül vermem de, amatör müzisyenleri destekleme isteğimle ilgili.

Bu zorlu süreçte ailenizin rolü neydi?

Ayrı bir anne ve babanın çocuğu olarak, hangi tarafa gitsem diğerinin eksikliğiyle büyüdüm. Annem her zaman korkarak yaklaşsam da attığım her adımda manevi anlamda sonuna kadar destekçim oldu. Sahip olduğum özgüveni anneme borçluyum.

“Ve en tatlısı da, başardığınızda size inanmayanların karşısında gururla dikilmek.”

Bu yolda ilerlemek isteyen akranlarınıza tavsiyeleriniz nelerdir?

Başarırken yaşadığım zorluklar ve edindiğim tecrübeler sonucunda şunu söylemek istiyorum,
her zaman eğitiminizi daha önde tutmak şartı ile yaptığınız iş, her ne ise ondan vazgeçmeyin. Karşınıza çok büyük engeller çıkabilir, zaman zaman size inanmayanlar, hayal olarak görüp asla başaramazsın gibi umudunuzu kıracak yorumlar yapanlar olabilir, fakat gerçek başarıyı bu kötü yorumlara kulak asmadan karşınıza çıkan engellerle asla yılmadan savaşarak kazanabilirsiniz! Ve en tatlısı da, başardığınızda size inanmayanların karşısında gururla dikilmek. İşinizi doğru, sistemli ve yılmadan azimle yaptığınızda başarı zaman alır ama kaçınılmazdır.

Eğitim sistemi hakkındaki görüşlerinizi merak ediyoruz?

Sürekli değişen sistemsiz eğitim sistemimizin bir kurbanı olarak ben de eğitim sistemimizden pek memnun değilim. Ancak ümidimi de henüz kaybetmedim. Gelecek nesillerin daha kaliteli yetişmesi için umuyorum ki bir gün eğitim kitap sayfalarından değil de, deney ve uygulamalar üzerinden olur. Sistemsiz sistemimizdeki sürekli değişen sınav isimleri, ders müfredatlarını takip etmekten derslerimi pek takip edemedim, umarım benden sonraki kuşak böyle problemlerle karşılaşmaz.

Sizce başarılı bir müzisyen nasıl olmalı?

Her şeyden önce donanımlı, eğitimli, kültürlü, dürüst olmalı. Çünkü müzik ve müzisyen halk için daima bir örnektir, müzisyen yaptığı müzik, yazdığı söz ile dinleyenin kalbine dokunur.
Günümüzde menajer sanatçıyı, sanatçı organizatörü, organizatör dinleyiciyi dolandırma derdinde ve bu düzene çok üzülüyorum.

Bu denli başarılı ve müziğe katkı sağlayan birinin en sevdiği şarkıyı merak ediyoruz açıkçası 🙂

Bir şarkıyı çok fazla dinlediğimde bunu sevmek olarak adlandırmam çünkü her sevginin bir gün bittiğine inanıyorum. Burhan Tuzer’in kaleminden olan İki Gönül şarkısı her dinlediğimde kalbime dokunur ve beni derin düşüncelere götürür.

Sıradaki projeleriniz nelerdir?

Şu sıralar işlerimi yurt dışına çıkarma hayalimin peşinden gidiyorum. Rusya kazan bölgesinde 3 yabancı, 4 Türk sanatçı ile büyük bir festival hazırlığındayız. Almanya ve Ukrayna’da da festivaller gerçekleştirmek istiyorum ve bu hayalim için öğrendiğim yabancı dilim ile gerekli izinleri almak için çabalıyorum. Menajerliğimde olan amatör müzisyenleri yurtdışındaki konserlerimde sahnede görmek istiyorum. Yakın zamanda müzisyenlerimin hepsine birer klip çektirdim ve NetD gibi büyük bir kanalda yayın imkanı sunacağım. Red şenlik şehrine geliyor formatında 2020 yılında 10 şehirde 10 etkinlik düzenliyorum. Bu formatın ilk ayağı olarak Kahramanmaraş’da Red Şenlik Madde Bağımlılığı ile Mücadele ediyor formatında gençleri bilinçlendirmeye yönelik ücretsiz bir etkinliğimiz olacak. İkinci ayakta iste şubat ayında İzmit ve İstanbul Arasında bir kayak merkezinde kar festivali, bunların yanı sıra şuan Red Cafe’nin projelerini tamamlıyoruz. Ankara’da açacağımız bu cafe iki katlı, gündüzleri üst kat Cafe, akşamları alt kat 300 kişilik bir konser ve eğlence alanı 🙂

Son olarak 24Okur ailesine iletmek istediğiz bir mesaj var mı?

Gençlere bu tarz imkanlar tanıdığınız için size gönülden teşekkür ederim, sizinle bu röportajı yapmaktan keyif duydum. İyi çalışmalar dilerim.

Gülsüm Özalp
Ben Gülsüm. Edebiyatçıyım. Yaklaşık bir yıldır 24Okur ekibiyle çalışıp, editörlük yapıyorum. Aynı zamanda felsefeye ilgim var.