Eksiğiz, Eksiliyoruz…

Bir boşlukta kaybolmak mı sevmek, yoksa o boşluğu dolduracak birini bulmak mı?

 

Hepimizin bu yöndeki teorileri farklıdır. Çünkü kimimiz bu boşlukta kaybolmuşuzdur, kimimizde bu boşluğu dolduracak birini bulmuşuzdur. Bu boşluğu dolduracak biri derken sevgiliden bahsetmiyorum. Herkesin hayatında az bile olsa bir boşluk vardır. Kimimiz anne baba hasreti, kimimiz çocuk, kimimiz de sevgili hasreti çekiyoruzdur. Bunlardan herhangi biri eksik olduğunda bir boşluk hissederiz kalbimizde. Hayat böyle işte bir taraftan tamamlarken diğer taraftan eksiltir. Eksilen yanlarımızı daha önce fark etmeyiz. Ne zaman kaybetmeye başlarsak işte o zaman aklımız da başımıza gelmeye başlar. Ya da düşünün zengin bir aileye sahipsiniz. Elinizin altında her şey vardır ama ne alırsanız alın yine tatmin olmazsınız. Hayatınızda bir şey eksiktir. Bu eksikliği yaşadığınız her dakikada hissedersiniz. Sevgidir. Belki anne baba sevgisi, belki çocuk, belkide ömrünü geçirebileceğin birinin eksikliğidir. Bu boşluğun veya eksikliğin nasıl bir şey olduğunu merak edenlerimiz vardır. Bu boşluğun farkında değilizdir belki de. Eğer anne baba eksikliğini merak ediyorsanız yetimhanedeki çocukların parkta hiç tanımadığı bir çocuğu anne babasıyla beraber izlerken gözlerine bakın, evlat eksikliğini merak ediyorsanız bir anneyi evladının mezarı karşısında izleyin, sevgili eksikliğini söylemeyeceğim. Çünkü zaten en küçüğümüzden büyüğümüze kadar az çok biliyordur herkes. Hayatım dediğin kişiyi kaybettiğinde ömür tüketmek oluyor gerisi. Bunların hepsini birden de yaşayabiliriz, tek birtanesini de. Hala fırsat varken elimizde anne babamıza sımsıkı sarılalım, evladımızla vakit geçirelim, sevgilimize sevgimizi dile getirelim. Hadi şimdi kalkın ve tüm sevdiklerinize o merhametli kucağınızı açın.

Hacer Atik
21 yaşındayım. Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim görmekteyim. Edebiyata ve kitaplara gönül vermiş bir gencim. :)