Dem

Dem

Sen beni bilmezsin

Bilirim der de bilmezsin

Hani dilinin diyemedikleri olur bazen

Katre katre zift biriktirir kelimelerin

Bir anne öfkesidir kalbin,ruhun,ellerin

Hem kızgınsın,

Hem şefkat damarların hortlamış.

Öfkeni de döküyorsun ince belliye,

Zift karası demlerle hemhal olmuş

İç karanlığın.

Ki…

Zaten,

Sen hep böyle yaparsın

Halet-i rûhiyeni aynalar,

Süzgeçte kalan balıklar.

Ne kadar çok,

O kadar gayz-efşan…

Bir ben anlarım seni

Ah bir bilsen…

Soluğunda nefeslendiğinde

Acı yudumların…

Ve bazen

Berrak nar çiçeği rengi

Bir bahr-u engin olur, dolar da

Güvercin ellerinle usulca kavrarsın

Buğusunu çekerken göğsüne…

Huzurun da belinden tutar,

Oturtursun sonra

Göğüs kafesinde,

Dantel perdeli cumbaya.

Ürkek nazarlar atarsın cam arkasından.

İşte…

Zaten,

Sen hep böyle bakarsın

İç yanışlı kömürlerde ince bir duman kaplı

Bırak işte anlasınlar,mutlu olmak günah mı

Seni bilen bilir zaten

Ah bir bilsen…

Gül pembesi bir tebessüm

Çöreklendiğinde gamzelerine…

Dem o demdir ki

Gayza da bürünür cûşa da

Hüzün de olur yudumların,huzur da…

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir