Çok Hassas ve Özel Bir Şarkı: Elfida

Elfida şarkısının hikayesi nedir? Elfida şarkısı kime aittir?

Elfida, hepimizin kulaklarının aşina olduğu bir şarkı. Peki bu güzel Haluk Levent şarkısının altında yatan ve yüreklere dokunan hikâyesini biliyor musunuz?

“Yüzün geçmişten kalan
Aşka tarif yazdıran”

Şarkıda bahsedilen Elfida, aslında Beyzanur isimli küçük bir kız çocuğu. Haluk Levent Beyzanur’un babasıyla bir konserde karşılaştıklarını söylüyor. Beyzanur’un amansız bir hastalığa yakalandığını anlatıyor Haluk Levent’e Beyzanur’un babası.

“Bir alaturka hüzün
Yüzün kıyıma vuran”

Daha sonra Beyzanur’un yatmış olduğu Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne gidip gelmeye başlıyor Haluk Levent. Onu ziyarete gittiği her zaman ona şarkılar söylüyor.

“Anne karnı huzur
Çocukluğumun sesi”

Ona iyi bakılsın diye hastanede hemşireler gününde de sahneye çıkıyor. Bir gün Beyzanur’un doktoruyla konuşurken doktor ona ” Bu kızımızı gözden çıkartmamız gerekiyor.” diyor. İşte şarkının isminin neden Elfida olduğunu da bu sayede anlıyoruz aslında. Gözden çıkarılan kadını karşılayan kelime Osmanlıca’da Elfida’dır.

“Senden bana
Şimdi zamanı sızdıran”

Bu sayede Elfida şarkısını yazmaya başlıyor Haluk Levent. Şarkı bittikten sonra Beyzanur’a bu şarkıyı söylüyor ama Beyzanur bu şarkının ona yazıldığını bilmiyordu.

“Şımartılmamış aşkın
Sessizliğe yakın”

Ama maalesef ki bu amansız hastalığa daha fazla dayanamadı Beyzanur. Bu dünyadan göçüp gitti. Onun ardından hepimizin o çok sevdiği Elfida şarkısı kaldı.

“Kim bilir kaç yüzyıldır
Sarılmamış kolların”

Daha sonrasında Haluk Levent Beyzanur’un ailesiyle tekrardan konuşmuş ve onlardan bir çocuk daha yapmalarını rica etmiştir. Aradan bir yıl geçtikten sonra o ailenin bir kız çocuğu olmuştur.

“Sisliydi kirpiklerin
Ve gözlerin yağmurlu”

Ve onun adını Elfida koydular. Elfida artık bu hayatta kendi kardeşinin adıyla yaşıyor. Mekanın cennet olsun Beyzanur!

“Yorulmuşsun
Hakkını almış yılların”

Haluk Levent bu şarkıyı hiçbir zaman ticari amaçla kullanmak istememiştir. Hatta onun haberi olmadan kullanıldığı zaman şunları söylemiştir: “Ben bu şarkıyı ticari amaçla kullanmak ve vermek istemedim, vermedim de. Bu başka bir şeydi. Bir Akdeniz Akşamları faciası daha yaşamak istemiyordum. Biliyorsunuz Akdeniz Akşamları muazzam bir şarkıdır aslında. O dönemin bir öyküsüdür ama herkes okuya okuya artık içimizden gelmeyecek hale geldi. Elfida’nın öyle olmasını istemiyordum, o çok özel bir şarkıydı. Ama ben yurt dışındayken benim bilgim dahilinde olmadan Ankara’dan bir müzisyene verilmiş şarkı. Çok üzüldüm ve kızdım. Ailesi beni aradı, çok özür diledim. Gerçekten benim elimde değildi. Onlar da anlayışla karşıladı ve bundan sonra kimseye vermeme kararı aldık şarkıyı.”

“Elfida
Bir belalı başımsın”

Şarkının hikâyesini öğrendikten sonra şarkı bir kat daha duygulandırıyor beni. Çok hassas ve çok özel bir şarkı Elfida. Hiçbir zaman eskimeyecek en güzel şarkı. Bu dünyadan göçüp gitmiş olsa da o güzel melek, bu şarkıyla kalbimizin bir köşesinde hep yaşayacak.

Hacer Atik
21 yaşındayım. Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim görmekteyim. Edebiyata ve kitaplara gönül vermiş bir gencim. :)