Bir Yangının Düşlemi

Bir gün seninle sessiz bir sokakta rastlaşacağız da
İçimden konuştuklarımı duyacaksın diye ürperiyorum bazen
Geçme ihtimalin olan sokaklardan hiç geçmiyor,
Karşılaşmayı düşündüğüm şiirleri elime pek almıyorum.
Bazen içimden birkaç dize okuyorum,
Etrafımda gözlerinin olmadığından emin olduğum zamanlarda
Kulaklarımda bildiğin bestelerin yankısını buluyorum
Ama ufak bir ihtimal varsa görünürlüğüme dair senin tarafından
Hiç riske atmıyorum kendimi
Görünmezlik sihrimi kullanıyor,
Hiç var olmamış bir bedenin taşıyıcısı gibi davranıyorum

Bazen seni bana hatırlatan her şeyi bir çırpıda siliyorum,
Sonra geriye benden bir şey kalmaz diye korkuyorum
Yok olmak endişesi sarınca bedenimi tekrar var ediyorum sildiklerimi.
Varlığına katlanamadığım çok zaman oldu,
Varlığına sebep olmamama rağmen acısını bizzat kendimden çıkardığım
Kimsenin bilmediği zararları verip kendime
O zararlar ile aynada rastlaştığım çok zaman oldu.

Tüm girişleri kapatıp
Senin olmadığın bir diyarda yeni nefesler kurduğuma inandırıyorum bazen kendimi
Senin benden hiç gitmediğini o zamanlar anlıyorum.
Uzaklaşıyorum sanıyor, bunun neşesini yaşıyorum
Sonra bir bakıyorum gittiğim yolları senin ayak izlerin çoktan sarmış

Denedim hepsini,
Yakmak, yıkmak, yolmak, kaçmak.
Gün bugün oldu,
Kendime dönüp kaçamıyormuşsun demek ki demiyorum
Hala kaçabileceğime dair bir inanç var ruhumda
Yolunu henüz bilmediğim bir memlekette esamen olmadığını
Ve bir bedene bile sahip olmayan
Bulut gibi süzülen, nereye gidersem
Kokusunu da izini de
Varlığını da yokluğunu da benim sayemde kazanan
Belki bazen beni var eden, ama genelde tüketen
Tüm bu vasıfları nerede olduğunu bilmediğim varlığıyla
Tüm soğukkanlılığıyla toplayan senin olmadığı bir yere,
Öyle bir yere kaçabileceğime dair inancım var.

Adına acı demek istemiyorum,
Hüzün de olmuyor.
Ne olduğunu dahi bilmiyorum,
Belki sen de beni tanımıyorsun,
Belki sen de artık benimle karşılaşmaktan yoruldun.
Kaçmak için öyle hızlı koşuyorsun ki bazen,
Ben buradan bakınca koşmuyor gibi duruyorsun
Hareketin zaman dahi yaratamıyor belki.

Neyse, eğer sen de istiyorsan artık
Benim ruhumda yer kaplamamayı
Bil ki ben de istiyorum, ruhumun senden parça taşımamasını
Bu dileklerimizin gerçekleşebileceğine dair bir ümit taşıyorum.
Bir sonraki nefesimizi dahi ümide bağlarken
Tebessümümün ümidini taşıyamayacak değilim elbette.
Ama senin izlerini nasıl silerim bilmiyorum.
Sen gittiğinde yarattığın boşluğa ne tohumu atsam yeşerir acaba
Gür çıkar mı, kokusunu tüm hücrelerime salar mı
Senin yarattığın boşluk senin verdiğinden fazla acı vermez herhalde

Belki gün olur, sen benden gidersin
Ben de senin olmadığın ahşap bir eve giderim
Geceleri en büyük korkum yangın olur,
Ama bu sefer herkesin görebildiği bir yangın
Derimde hissedebileceğim kadar gerçek bir yangın olur.

Neyden yapıldığını, nereye sığdığını
Nereden geldiğini ve nereye gideceğini bilmediğim
Kimselerin haberdar olmadığı
Elimi yüzüme taşıyıp
Yüzümde izler bırakan bir yangın değil.
Gerekirse yok eden,
Ama yok olmuşluğumun herkes tarafından bilindiği bir yangın olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir