Bir Dünyadan Bakıyorum Size, Gökyüzünden Ziyade Yerin En Dibinde…

YERDEN BAKANLAR

Yine asfaltın pis kokusu doluyor ciğerlerime. Saat 23.50 Uzaktan bu tarafa doğru yürüyen iki adam gördüm. Biri iri cüsseli orta boylarda esmer diğeri ona kıyasla daha ufak çelimsiz. Birbirleri arasında hararetli, küfürlü bir tartışma başlattılar. Ufak çelimsiz olan diğerinden çekinmiş olacak ki bikaç adım uzaklaştı. Ama bu sefer içindeki öfkeyi dindirmek için sağa sola saldırmaya başladı. Öfkesi dinmemişti belli ki, yönünü çevirip yerden bulduğu bir taşı bana doğru küfürler sarfederek fırlattı. Bunu neden yapmıştı diye artık sormuyordum. Çünkü insanlar bunu sürekli yapardı. Yerde uzanan zararsız masum canlılar olduğumuzu düşünmek yerine bi suçluymuşuz gibi tüm öfkelerini üzerimize kusarlardı. Bizden hep nefret ettiler. Hatta birçok kez de öldürdüler beni. Bunu bir taşla yahut ucu çivili bir sopayla, ama hep nefret ettiler.

Ölümü bir ceza olarak gördünüz bana. Siz hiç ölmemişken.

Peki neyin cezasıydı bu?