Durgun denizlerin üzerinde sahnelenen Tel tel saçlarında hüsnügahı besteleyen Karanlığın içinden ...

Kuruyan güllerin geride bıraktığı izlere bakıp Dikenli sözler dökülüyordu dudaklarından Önüne ...

Senli  bir güne uyanmak istiyorum, gözlerimi sana açmak Bahar güllerini kıskandıran ...

Zamanı gelince çıkacağız yola. Ya bir güne daha, ya da çok ...

Selamı çok görme benden gidersen Sabahın fecri yahut gün batarken Suizan ...

Ah çekip sitemini gizleyerek Bir ah ki içli içli, titreyerek Gözlerinden ...

Şehir kapıları ardında sürgü sesleri İçinde, kaybolan mazinin parmak izleri Magrib ...

Bir deli rüzgar savuruyor saçlarını Bir deli rüzgar öbek öbek ediyor ...

Şimdi bir otursam yamacına Yüreğinin sıcak gölgesi Ayn-ı rahmettir yarenime Evvela ...

Söndür gönül ocağını Geçip gönül bucağını Aşıpta gönül dağını De ki; ...

İşgal edilse de kalbinin tüm odaları, Her yeri ayak izi dolsa ...

Anlatamıyorum… Dertlerimin çaresi bile çaresiz kaldı dertlerime Tutunacağım ellerin ceplerinden çıkası ...

Hadi bir rüya çizelim gözlerimize. Alıp götürsün kanatlarıyla, Göstersin Antik Roma’yı ...

Kalemim elimle kaç kez buluştu ? Bu kaçıncı kağıt, cahilliğe seninle ...