Türkiye’nin modern sahne sanatları tarihinde toplumcu gerçekçi tiyatronun kalesi, baskılara ve sansürlere karşı sanatın tavizsiz direniş mevzisi olan efsanevi bir kurumdur Ankara Sanat Tiyatrosu (AST). 1963 yılında Asaf Çiyiltepe ve arkadaşları tarafından kurulan AST; yalnızca bir tiyatro sahnesi değil, Türkiye’nin demokratikleşme, aydınlanma ve emek mücadelesine ışık tutan devrimci bir sanat mektebidir.
İzmir Caddesi’ndeki Yeraltı Mabedi: Kuruluş ve Brecht Ekolü
Kızılay İzmir Caddesi’ndeki Ihlamur Sokak’ta bulunan tarihi salonun kapısından içeri giren herkes, o nemli koridorlarda yüzlerce usta oyuncunun alın terini ve sahneden yükselen hürriyet haykırışını hissederdi. AST, Türkiye’de Bertolt Brecht’in epik tiyatro kuramını en kusursuz ve yerli kodlarla sahneleyen topluluk olmuştur.
Tiyatro, seyirciyi uyuşturan bir illüzyon sunmak yerine; onu düşündüren, sorgulatan ve salondan çıkarken dünyayı değiştirme iradesi aşılayan bir politik bilinç alanı olarak tasarlandı. “Godot’yu Beklerken”, “Arturo Ui’nin Önlenebilir Yükselişi”, “72. Koğuş” ve “Ana” gibi oyunlar, Türk tiyatro tarihinin dönüm noktaları oldu.
“Biz tiyatroyu lüks bir eğlence aracı olarak değil; halkın kendi gerçekliğiyle yüzleştiği ve adalet aradığı bir kürsü olarak kurduk.” — Asaf Çiyiltepe
Usta Oyuncuların Beşiği: Rutkay Aziz, Altan Erkekli ve Kuşaklar
1967 yılında kurucu Asaf Çiyiltepe’nin henüz 33 yaşındayken turne yolunda geçirdiği trajik trafik kazasında hayatını kaybetmesi tiyatro için büyük bir yıkım oldu. Ancak tiyatro bayrağını devralan Rutkay Aziz, AST’ı onlarca yıl boyunca fırtınalara göğüs geren bir kültür anıtına dönüştürdü.
AST sahnesi, Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük aktör ve aktrislerin yetiştiği bir ocak olmuştur: Genco Erkal, Şener Şen, Erkan Yücel, Meral Niron, Rana Cabbar, Altan Erkekli, Cezmi Baskın, Salih Kalyon, Füsun Demirel ve daha niceleri oyunculuk disiplinlerini bu salonda kazanmışlardır.
Baskılar, Kapatmalar ve Tarihi Direniş
12 Mart 1971 muhtırası ve 12 Eylül 1980 askeri darbesi dönemlerinde AST, sıkıyönetim komutanlıklarının hedefi oldu. Oyunları yasaklandı, salonu mühürlendi, sanatçıları gözaltına alındı. Ancak tiyatro perde kapatmadı; sansürlenen metinlerin yerine metaforik anlatılarla, çocuk oyunlarıyla ve turnelerle Anadolu’nun dört bir yanındaki emekçilere ulaşmaya devam etti.
Özellikle Uğur Mumcu’nun araştırmacı gazetecilik metinlerinden uyarlanan “Sakıncalı Piyade” oyunu yüzlerce kez kapalı gişe oynayarak Türk hiciv ve siyasi tiyatrosunun zirvesine yerleşti.
Tarihi Salonun Tahliyesi ve AST Mirası
2020 yılında, 57 yıl boyunca aralıksız perde açtığı Kızılay’daki tarihi salonun mülk sahibince tahliye edilmesi, Ankara kültür hayatı için derin bir hüzün yarattı. Ancak AST yönetimi, Bilkent Sahne’de ve turnelerde bu büyük geleneği yaşatmaya devam etmektedir. AST, bir binadan ibaret değildir; o, halkın onurunu ve vicdanını sahneye taşıyan ölümsüz bir ruhtur.
AST’ın Efsanevi Sahne Tasarımı ve Seyirciyle Kurulan Organik Bağ
Ankara Sanat Tiyatrosu’nu diğer özel tiyatrolardan ayıran en önemli unsurlardan biri de sahne tasarımı ve dekor anlayışıdır. Milyonluk şatafatlı dekorlar yerine, izleyicinin hayal gücünü harekete geçiren minimalist, simgesel ve fonksiyonel sahne tasarımları tercih edilmiştir. Birkaç ahşap kasa, bir demir parmaklık veya tek bir projektör ışığı; Rutkay Aziz ve oyuncuların elinde bir cezaevine, bir fabrika atölyesine veya bir köylü isyanına dönüşebilirdi.
Özellikle Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye), ODTÜ ve Hacettepe öğrencilerinin AST ile kurduğu organik bağ; tiyatroyu 1970’ler ve 80’ler boyunca Türkiye’nin en dinamik entelektüel buluşma noktası haline getirmiştir. Salondaki her alkış, sadece bir oyuna değil; daha adil bir dünya özlemine verilmiş bir destekti.
AST’ın Türk Tiyatro Tarihindeki Ölümsüz Yeri
Ankara Sanat Tiyatrosu, Türkiye’de tiyatronun yalnızca elitlerin tükettiği bir burjuva eğlencesi olmadığını; halkın, işçinin, öğrencinin ve aydının ortak vicdan kürsüsü olduğunu yarım asrı aşkın bir süre boyunca kanıtlamıştır. Sahnelediği her oyunla seyircisini pasif bir gözlemci olmaktan çıkarıp aktif bir düşünce öznesi kılan bu köklü kurum; Rutkay Aziz’in sarsılmaz liderliği ve Asaf Çiyiltepe’nin devrimci vizyonuyla Türk sahne sanatları tarihinin en parlak direniş anıtı olarak yaşamaya devam edecektir.
Öne Çıkan Başlıklar
- Toplumcu Sahne: 1963’te Asaf Çiyiltepe öncülüğünde epik ve siyasi tiyatronun Türkiye’deki öncüsü olarak kuruldu.
- Edebi Uyarlamalar: Orhan Kemal, Maksim Gorki ve Bertolt Brecht eserlerini devrimci bir anlayışla sahneledi.
- Usta Kadro: Rutkay Aziz, Altan Erkekli ve Cezmi Baskın gibi onlarca usta sanatçının yuvası oldu.
- Siyasi Hafıza: “Sakıncalı Piyade” ve “72. Koğuş” oyunlarıyla askeri vesayet dönemlerinin en cesur eleştirisini yaptı.
Sıkça Sorulan Sorular
Ankara Sanat Tiyatrosu (AST) ne zaman ve kim tarafından kuruldu?
AST, 6 Aralık 1963 tarihinde tiyatro yönetmeni ve oyuncu Asaf Çiyiltepe ile arkadaşları tarafından Ankara’da kurulmuştur.
AST hangi tiyatro akımını benimsemiştir?
Bertolt Brecht’in öncülük ettiği epik tiyatro ve toplumcu gerçekçi tiyatro akımını benimsemiştir.
“Sakıncalı Piyade” oyunu kime aittir?
Gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun kendi 12 Mart cezaevi anılarını anlattığı eserinden tiyatroya uyarlanmış ve Rutkay Aziz tarafından sahnelenmiştir.