15 Temmuz Milli İrade ve Kurtuluş: Bir Milletin Direniş Destanı

☕ 4 dk okuma

15 Temmuz ve Milli İrade, o darbe gecesi dönüp cevabını aradığımız gece, bir sonraki günü, 2 hafta sonrasını görebilecek miyiz? Oldu… Evet, birçoğumuzun düşüncesi bu oldu. Minarelerden ezan seslerini tekrar duyabilecek miyiz? Sıcak bir temmuz akşamıydı. Aniden sokaklarda sesler yükselmeye başladı neyin olup olmadığını anlamaya çalışırken televizyonlarda askerî darbe olduğunu ve bunu milli İrademizle yeneceğimizi öğrendik. Dünyada bir milletin başına gelebilecek en kötü şey darbedir. Darbe, bir ülkeyi onlarca yıl geriye götürür. Mevcut yönetime yapılan kalkışma hareketi ülkenin ekonomik hayatını ve sosyal hayatını olumsuz etkidir. Meydanlara indiğimizde gördüğümüz manzara karşısında hepimiz bu milleti hiçbir güç, hiçbir devlet, hiçbir tehdit, hiçbir silahın durdurmayacağını bir kez daha anladık. Omuzlarda evlatları, yüreklerinde vatan sevgisi, alınlarında tek çizgi bayrak, ardından göklere yükselen ezan sesleri, selâ sesleri günlerce susmadı… Susturamazlar… Susturamayacaklar…

Bu hainler, ülkemizin ekmeğini yiyip sonrasında sofrasını bıçakladılar. O gece geldiğinde hepsi haince halkın üzerine kurşun yağdırma emri verdi. Bu vatanın evlatları olmadıklarını o gece bizlere gösterdiler. Önemli noktaları ele geçirmek isteyen darbeci unsurlara karşı dimdik duran Türk halkı bu süreç sonunda birçok şehit vererek egemenliği yeniden ortaya koymuş, görevi Türk halkının iradesine teslim etmiştir. Tanklar üstüne şehitlik şerbeti içen şehitlere şahit olduk. O olanlar gözümüzün önüne geldiğinde gözlerimden akan yaşlara engel olamadım.


Demokrasiyi iman aşkıyla büyüten bir irade… Arşa yükselen daha tünel açan iradem. Vatan candır, vatan anadır… Vatan toprağı 15 Temmuz iradesine minnettar, millet vatana minnettar. Güçlü bir iradeyi ancak güçlü bir irade yetiştirir, dilden, kalpten yürekten hissedilir.
Kolay mıdır? Canından çok çok sevdiğin vatanını bir parça toprağa koymak! O gece demokrasimizi kimsenin eline bırakamadık önce “ Vatan” dedik Milletin geleceği kararmasın, gelecek nesiller aydınlık yarınlara uyansınlar diye canını siper etti vatanseverler. Canlarından vazgeçti ama vatanından, Aydınlık yarınlarından vazgeçmedi “Vatan sağ olsun!” dedi ve canını siper etti o “hayasızca akına” o gece sokağa çıkanlar meğerse o gece sadece protestoya değil aynı zamanda şahadete yürüyormuş.

OKU  Saçları Yağmurlu Kız


Gözlerine şehitlik mertebesi inen şehitleri tüm yağdıran mermiler ne de üzerlerine sürülen tanklar durdurabildi. İşte hiçbir güç milli irademizden üstün çıkamazdı. Ülkemizden rahatsız olan her devlet her kişi bunu o gece çok iyi bir şekilde anladı. Takvim yaprakları 15 Temmuz 2016’yı gösteriyordu. Milletimizin ve vatanımızın çok önemli bir dönüm noktası… Bizler dönüp baktığımızda o günü adeta “Gurur ve Cesaret” olarak takvim sayfasına not düşürdük. O günü hatırladığımızda şehitlerimize, gazilerimize ne kadar çok şey borçlu olduğumuzu anlayabiliriz. Gözlerinden bile sakındıkları evlatlarıyla vatanı kurtarmak uğruna yarınları karanlığa teslim etmemek için meydanlara indile. Biz; şehitlerimizin, gazilerimizin geride bıraktıkları sevdiklerini gözyaşlarını dindirme sorumluluğunu yüreğimizde hissetmeliyiz. Şehitlik her kula nasip değilmiş. O cesaret her kula nasip değilmiş, o büyük iman da her kulda olmazmış. Allah onların ruhlarını şad eylesin, mekanlarını da cennet… Onlar gibi kahramanların ve o asil ruhu bu topraklardan hiç eksik etmesin. Allah bu yüce şanı, onuru, gururu bizim gibi vatansever gençlere nasip eylesin. Amin.

Naile Taşkıran
Naile Taşkıran
Nefesi varlığına işaret.

İlgili Yazılar

CEVAP VER

Bir yorum girin
Adınız

- Advertisement -spot_img

Son Yazılar