Yazgı

Uzandım loş ışığında sokaktaki lambanın,
İzliyorum kıyıya vuran deryayı.

Ezmekle meşgulüm çamur kaplı dudaklarımda,
Bir iki satır kadife ciltli aşkları.

Yakamoz güzel ve ayağa kalkmak zor ama
Yetinirsem göremem yükselen mehtabı.

Kızlar geçiyor önümden çıplak ayak,
Avuçlarında özgürlük, kalplerinde sevdaları.

Şiirin güzel abileri zamanında yazmış,
Kiminin Lavinia’sı, kiminin Vera’sı.

Velhasıl gönlü aşkla yananların,
Şair rehberi, şiir yol haritası.

Hadi desen dünyayı kaldırır ama,
Gözleri kör, kendi ayna aşığı.

Bu devirde ağzından çıkan sesin bile,
Beklenti dolu sana dönen yankısı.

Ben ki şair bellerdim kendimi,
Bir iki kadeh ve üç beş şiir sonrası.

Ama tüm metaforlar çoktan yazılmış,
Yakındır tabularımın boylu boyunca yıkılması.

Zaten uzun cümleler kurdurmaz oldu,
Seni tanıdığımdan beridir şu yürek sancısı.

Kokuna aşina olmak artık varlığımın,
İlelebet ulaşılmaz tek yazgısı.

Alican Beşerler
I was born as a marble, will die as a sculpture.