Meram-ı Merhem

Şimdi bir otursam yamacına
Yüreğinin sıcak gölgesi
Ayn-ı rahmettir yarenime
Evvela dinle bendeki beni
Kurşuniye çalarken ellerim
Söz makamını hicaza çekerler
Nüksetmedikçe aht-ı vefa
Sükut gemisi süzülür ufka
Sina yanar, kumunda kalır
Mutlak hakikat ufak bir taşra
Yolundan geçilmez, yalın çarıkla
Küfrün ocağı, madeni taştan
Katıktan çemberi, tozlu kaftan
Beşeri hali yaz ile kıştan
Ahiri bahtına yazılı baştan
Gurbetin nezdinde vakte durup
Sılası içinde kazaya kalan

Yaslı evinde, gözleri yaşlı
Kınalı mendil, gözleri kanlı
Sıralı saflar, gözleri sarılı
Meram-ı merhemi Merhum’a mı?

Mehmet Fatih Güneş
İnşaat Mühendisi ~ Müzisyen ~ Yazar