Yuvasına tünemiş gözlerini
Ara ara çektiği sürmesini 
Akşamları örttüğü perdesini
Hayâ’l et derim hep bakamasam da

Gaipten süzülen puslu sesini
Yankısı alır getirir sezini
Dizildi mi notalara ezgini
Hayâ’l et derim hep duyamasam da

Gönlünü ateşe vereceğini
Közünün kalbine sineceğini
Gün gelip burnunda tüteceğini
Hayâ’l et derim hep yakamasam da

Yağmurun ıslattığı hislerini
Kirpiklerinden düşen sitemini
Kurutabilsin diye ellerini
Hayâ’l et derim hep tutamasam da

Uykusuz gecelerinde çareni
Karanlıkta kaybettiğin neşeni
Ardında getirecek  ruh eşini
Hayâ’l et derim hep soramasam da

Makam-ı İbrahim kokan tenini
Aşkıyla kendine hayran edeni
Kalacak has bahçendeki bedeni
Hayâ’l et derim hep saramasam da

Ömür dediğin bir hayat-ı fâni
Mahluka tanınan süre-i kâni
O yüzden Merhumî olamam mâni
Hayâ’l et derim hep bulamasam da

İnşaat Mühendisi ~ Müzisyen ~ Yazar

One Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir