Gecelerden Bir Gece

Adam durdu ve bir an düşündü .

“Kolların bedenime sarılıp üzerime sinen kokundan sonra şimdi çiçekler utansın.

Dokunmadığı zaman ellerim ellerine parmaklarım da bin feryad.

Alkol almazdım ama gözlerin sarhoş ederdi beni, masada ki rakılar utansın tadından.

Dünyanın yalan olduğunu anladığım zaman çoktan gitmiştin.

Bir de sen tuz bastığın zaman yarama,

Kanamıştı canım! Yanmıştı kanım!

Ama değil artık tuz basmak yarama bıçağı soksan göğsüme acımaz öyle hissizim, öyle durgun.

Sanki kalbinin bir sokağın da vurulmuşum.

Bırakıp kaçmak ne kadar kolaydı sen de kolay olana kaçtın.

Ölmek mesele değildi uğruna,

Yaşamaktı zor olan tüm zorluklarla.

Kulağım da yankılanan kötü seslerin ardından müzik gibi gelirdi her kelimen kulağıma, ama şimdi ağzını açtığın zaman her şey çığlık çığlığa,

Sustuğun zaman sanardım ki kulaklarım kan içinde bir mezarlıktayım.

Dudaklarından bir kelime çıktığında bir orman filizlenirdi dudağının kenarında, şimdi dudaklarına da dargınım.

Şimdi hangi mezarlıktasın da susuyorsun.

Şimdi kiminle nerede konuşup da orayı cennete çeviriyorsun beni cehennemin yedi kat dibine atmışken.

Şimdi,

Gecelerden bir gece,

Dilimde bir kelime,

Adın dilim de hece hece.

Sana gelecek taş bana kaya olsun derdim.

Gülmeyecekse yüzün,

Ağlasın gözlerim isterdim.

Şimdi gülme yüzünden eksik olmasın soldurduğun çiçekler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir