Can Cana

Vapur, martı, denizde dalga;
Nam-ı diğer sen.
Tramvay, saat kulesi, sokak müzisyeni;
Naçizane ben.
Eyfel, Babylon, Galata Kulesi;
Müsaadenle biz.

Kumral saç, kahve göz, kelebekler boynunda;
Kapıldım sana on dokuzunda.
Parmak uçları kilometreler uzunluğunda;
İki ruh can cana.

Gündüz uykusu, atlı karınca, çığlık çığlığa;
Bir can var kucağımızda.
Koşma, düşme, yapma;
Geldi on dokuzuna.

Kıvırcık saç, fileli etek, kızım;
Sanki annenin gençliği karşımda.
Sev, sevil, unutma;
Anılar yaşanmaz bir daha.

Yendim, yenildim şu dünyada;
Soğuyacak bedenim huzur bana;
Her saniye yolculuk canana,
Ey hayat karmaşasında boğuşanlar;
Elveda.

Alican Beşerler
I was born as a marble, will die as a sculpture.