Annen, baban çocuğu olmayınca son umut Müslüman ziyaretine gitti de sen doğdun. Neden seni ziyarete “saygı” diye getirmeye ve her yıl doğum gününde kurban kesmeye devam etti Suzan?

Diyarbakır’ın en yerlisi olan zengin Süryani ailelerinden birinin şanssız kızı Suzan. Sen neden seversin ki Sünni ailenin ziyareti temizleyen çocuğunu? İlahi dinler, ilahi olmayan kişiler ve dünyalar size karşıyken ziyarette neden aşık olasın yağız delikanlıya, Adil’e?

Kör olasın Suzan, Suzi’de ziyaretin dışında halvet olaydın aşığınla. Ailelerden kaçmak için başka şansınız olsaydı keşke! “Saçlarıma kumlar doldu da tarak getir sen tara.” demeseydi Adil.

Adil, “Ziyaret çarptı bizi demeseydi keşke ardından.” Sen amansız, adı bilinmeyen hastalığa yakalanıp atmayaydın kendini sulara, duymasaydık hikayenizi de siz mutlu olaydınız. Ah Suzan ah!

Kırklar dağının düzünü her yıl ailesinin adağı için arşınlayan körpecik Suzan! Sen bize aşk nedir öğretmek için mi feda ettin de attın kendini Dicle’nin karanlık sularına. Adil, sana bu türküyü yaksın da biz dinleyelim hikayeni diye mi yoksa?

Ah Suzan, köprüaltı kapkara. Aradım bulamadım seni der aşığın ve kendini atar sulara. Bu dünyada bulamadığı saadeti öbür dünyada senle yaşamak için batar sulara ardından.

Oysaki bulunur cesediniz bir durgun suda ve saçlarınızda kumlarla. Kim tarar saçlarınızı?

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu. Yazar/şair.

2 Comments

  1. Büşranur Yalınız Cevapla

    Adil’le Suzan’ın hikayesi..
    Ne kadar etkiler beni her okuduğumda her dinlediğimde..
    Kaleminize yüreğinize sağlık ve teşekkür ederim tekrar okumama vesile olduğunuz için

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir